
Öz: Hz. Osman döneminin ikinci yarısında (29/650-35/656) meydana gelen siyasi, iktisadi, sosyal ve askerî gelişmeler İslâm toplumunu olumsuz anlamda etkilemiştir. Bu dönemde Halife’ye ve yöneticilere karşı güçlü bir muhalefet oluşmuştur. Hz. Osman şikâyet ve tavsiyeler doğrultusunda pek çok düzenlemeye gitmişse de aldığı tedbirlerin ve attığı adımların muhalifleri memnun etmediği anlaşılmaktadır. Nihayet o, Medine’deki evinde asiler tarafından kuşatılarak asılsız suçlamalar neticesi katledilmiştir (18 Zilhicce 35/17 Haziran 656). Bu kaos ortamında Medineliler tarafından halife seçilen Hz. Ali, çözüm bekleyen birçok sorunu devralarak göreve başlamıştır. Bunların başında Şâm valiliğini bırakmak istemeyen Muâviye b. Ebî Süfyân bulunmaktadır. Muâviye görevi bırakmadığı gibi kendisini Hz. Osman’ın vasisi ilan etmiş ve katilleri bulup cezalandırmasını Hz. Ali’den ısrarla istemiştir. Hz. Ali, kendisine elçi gönderip itaate davet etmişse de o, bu teklifi kabul etmemiştir. Cemel Vakası’nda Hz. Âişe engelini aşan Hz. Ali (36/656), onunla Sıffîn’de karşılaşmış; Muâviye yenilmek üzere olduğu sırada Kur‘ân sayfalarını mızraklara bağlatarak, Hz. Ali ve taraftarlarını Kur‘ân’ın hakemliğine davet etmiştir. Hz. Ali, taraftarlarını bunun bir harp hilesi olduğuna ikna edemeyince savaş durmuş ve iki taraf birer hakem tayin ederek meseleyi tahkîme götürmüşlerdir. Ancak Tahkîm Hadisesi (38/658) sonuçları itibariyle Hz. Ali’yi oldukça yıpratmış, hatta taraftarları arasında halifeliği sorgulanır hale gelmiştir. Yine bu hadiseden sonra Muâviye asi bir vali statüsünden çıkmış, Şâmlılar ve Hz. Osman taraftarlarının verdiği destekle hilafet kapılarını aralamıştır. Tahkîm’den çıkan kararları kabul etmeyen Hz. Ali vakit kaybetmeden Muâviye’nin üzerine yürümeyi planlamıştır. Fakat o, Tahkîm’i prensipte kabul etmeyerek kendisinden ayrılanlarla (Hâricîler) Nehrevân’da savaşmak zorunda kalmış (38/658), savaşı kazandıysa da Hâricîler bundan böyle kendisi ve İslâm toplumu için önemli bir tehdit haline gelmişlerdir. Cemel ve Sıffîn vakalarının ardından üçüncü iç kırılmayı yaşayan Hz. Ali, askerlerinin çeşitli bahanelerle karargâhı terk etmeleri sebebiyle hedeflediği Şâm seferini bir türlü gerçekleştirememiştir. Durumu fırsata çevirmek isteyen Muâviye ise Mısır başta olmak üzere Hz. Ali’ye bağlı eyaletlerde çok sayıda askerî faaliyette bulunmuştur. Nitel araştırma usullerinden veri toplama ve analiz tekniğinin kullanıldığı çalışmada, bu periyotta (39-40/659-661) Muâviye tarafından Arap Yarımadası’nda Hz. Ali’ye bağlı yerlerde gerçekleştirilen faaliyetler askerî, siyasi ve sosyal boyutlarıyla ele alınacaktır. Çalışma, mezkûr mücadelede Hz. Ali’nin başarılı olamamasının arka planına inmeyi amaçlamaktadır. Makale, Emevîlere geçiş sürecini anlamada alana katkı sunmayı da hedeflemektedir. Nitekim, Hz. Ali taraftarları arasında artan fikrî ayrılık ve itaatsizlikler, askerî ve stratejik üstünlüğün Muâviye’ye geçmesini sağlamış, bu da onun hilafeti üstlenme noktasındaki motivasyonunu ve meşruiyet zeminini güçlendirmiştir. Anahtar Kelimeler: İslam Tarihi, Hz. Ali, Muâviye, Tahkîm, Arap Yarımadası.
Muâviye, Arap Yarımadası, Hz. Ali, İslam Tarihi, Tahkîm
Muâviye, Arap Yarımadası, Hz. Ali, İslam Tarihi, Tahkîm
| selected citations These citations are derived from selected sources. This is an alternative to the "Influence" indicator, which also reflects the overall/total impact of an article in the research community at large, based on the underlying citation network (diachronically). | 0 | |
| popularity This indicator reflects the "current" impact/attention (the "hype") of an article in the research community at large, based on the underlying citation network. | Average | |
| influence This indicator reflects the overall/total impact of an article in the research community at large, based on the underlying citation network (diachronically). | Average | |
| impulse This indicator reflects the initial momentum of an article directly after its publication, based on the underlying citation network. | Average |
