
Bireyin içinde bulunduğu durumdan başka bir duruma geçişini ifade eden “doğum-evlilik-ölüm” olarak sıralanan geçiş dönemleri ve onlara bağlı olarak ortaya çıkan geçiş törenleri, yeni bir hayata adım atmasını, yeni kimlik edinmesini sağlamak ve bu geçişi mümkün olduğunca onun için kolaylaştırmak, toplum tarafında onaylanmak, kutlamak, kutsamak ve bulunduğu durumdan dolayı kendisine yönelen her türlü kötülük ve tehlikeden korumak için topluluk üyelerinin katılımıyla gerçekleşir. Geçiş dönemlerinden ikincisi olan ve evlenme dolayısıyla yapılan düğün “düğün öncesi-düğün sırası- düğün sonrası” olarak üç safhada değerlendirilir. Bu bağlamda “duvak” geçiş dönemlerinden ikincisi olan evlilikle ilgili ritüellerden biridir. Düğün sonrası olarak isimlendirilen uygulamalardan biri olan düğünün son safhası “duvak” töreni,gelinin şerefine düzenlenen onun iffet ve bekâretini simgeleyen çiftlerin karı-koca olmasını ilan eden bir törendir. Orta Asya, Anadolu ve Balkanlarda yaşayan Türklerin gelenek-göreneklerinin bir parçası olan ve bugün de gözlenen duvak yöreye göre, baş bağlama, gelin yüzü, gelin ertesi, gelin önü vb. adlar alır. Çoğunlukla düğünün ertesi günü yapılan ve gelinin ailesinin katılmadığı duvak hem kız hem erkek tarafından kadınların katılımıyla gerçekleşir. Duvak günü yöreye has çalgılar eşliğinde türküler söylenir, oyunlar oynanır, tören yemekli olabileceği gibi sadece lokum vb. yiyecek ikramında bulunulabilir ve duvak için gelen misafirlere küçük hediyeler verilir. Ayrıca törene katılan kadınlara gelinin çeyizi gösterilir. Çalışmada Burdur ilçe ve köylerinden alan araştırması sonucu elde edilen veriler ışığında geçiş dönemi olarak isimlendirilen ve topluluk dayanışmasını sembolü olan evlenme bağlamında düğünün son bölümü olarak değerlendirilebilecek kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerden biri olan duvak töreni kaynak kişilerin verdiği bilgiler doğrultusunda yapısı, katılımcılar ve icra bağlamında mukayeseli olarak ele alınmaktadır.
