
Abstract: This study aims to examine the concept of patience (ṣabr) in the Qur’an from the perspective of the psychology of religion, with a particular focus on its role in religious coping processes at a theoretical level. Stress, crises, and afflictions are inherent aspects of human life, and individuals develop various coping strategies in response. Among these, religious coping strategies serve as a powerful psycho-spiritual resource, especially for believers. Within the Qur’anic context, patience emerges as a fundamental virtue integrated with faith and praised at both individual and communal levels. Employing a qualitative literature review and conceptual analysis, this study addresses the cognitive, emotional, and behavioral dimensions of patience in a multidimensional manner. The research first explores the etymological roots of patience as well as its interpretations in classical Islamic thought and psychology literature. In light of Ibn Manzur, al-Ghazālī, and contemporary psychological approaches, patience is defined as resistance to frustration, voluntary endurance in the face of hardship, and a pathway to spiritual maturity. The study then outlines the diverse contexts of patience in the Qur’an, including perseverance in worship, resilience against adversity, resistance to carnal desires, patience associated with trust in God (tawakkul), communal solidarity, and patience grounded in eschatological awareness. The findings emphasize that patience is not merely passive endurance but rather an active stance of resistance, meaning-making, and spiritual elevation. From the perspective of religious coping literature, patience is conceptualized as a central strategy that enables cognitive reframing, emotional regulation, and behavioral control during crises. Drawing on Pargament’s models of positive and negative religious coping, the study highlights patience as a means of maintaining inner balance, cultivating hope, and sustaining a trusting relationship with God. At the same time, it cautions that when misunderstood, patience may turn into passivity, fatalism, or toxic positivity, which could undermine psychological well-being. Therefore, patience is approached as a concept that requires comprehensive analysis with both protective and risky dimensions within the psychology of religion. The study also evaluates empirical research conducted in Turkey, which demonstrates strong correlations between patience and variables such as psychological resilience, self-understanding, religiosity, well-being, and post-traumatic growth. The analysis suggests that the Qur’anic doctrine of patience intersects with cognitive-behavioral coping strategies found in modern psychology while offering a distinctive dimension through its connection with the sacred. In conclusion, the Qur’anic notion of patience is presented as an active stance that fosters spiritual resilience in the face of life’s challenges. This disposition enables individuals to preserve their inner balance and sense of meaning while promoting spiritual growth amidst adversity. Patience thus emerges not only as an individual virtue but also as a collective value that enhances spiritual resilience at the communal level, standing at the core of faith-based coping strategies. For this reason, patience offers a significant theoretical contribution that should be taken into account in contemporary spiritual counseling and psychological support practices. Keywords: Psychology of Religion, Qur'an, Patience, Religious Coping, Spiritual Resilience, Meaning-making.
Öz: Bu çalışma, Kur’an’da sabır kavramını din psikolojisi perspektifinden ele alarak, sabrın dinî başa çıkma süreçlerindeki rolünü teorik düzeyde incelemeyi amaçlamaktadır. İnsan yaşamının doğasında var olan stres, kriz ve musibetler karşısında bireyler farklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektedir. Bu yöntemler arasında dinî başa çıkma stratejileri, özellikle inançlı bireyler için güçlü bir psikospiritüel destek işlevi görmektedir. Sabır, Kur’an bağlamında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde övülen, imanla bütünleşmiş temel bir erdem olarak dikkat çekmektedir. Çalışma, nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden literatür taraması ile yürütülmüş olup, sabır kavramı bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutlarıyla ele alınmıştır. Araştırmada öncelikle sabrın etimolojik kökenleri, klasik İslam düşüncesi ve psikoloji literatüründeki karşılıkları incelenmiştir. İbn Manzur, Gazzâlî ve çağdaş psikoloji yaklaşımları ışığında sabır; engellenme karşısında direnç, zorluklara karşı gönüllü tahammül ve manevi olgunluk aracı olarak tanımlanmıştır. Ardından Kur’an’da sabır kavramının farklı bağlamları ortaya konulmuştur. Bu bağlamlar; ibadetlerde sebat, musibetler karşısında metanet, nefsin arzularına karşı direnç, tevekkülle ilişkili sabır, toplumsal dayanışma ve ahiret bilinciyle sabır gibi türleri kapsamaktadır. Sabrın yalnızca pasif bir bekleyiş olmadığı; aksine aktif bir direniş, anlam üretimi ve manevi yükseliş süreci olduğu vurgulanmıştır. Dinî başa çıkma literatürü açısından sabır, bireyin kriz anlarında bilişsel yeniden çerçeveleme, duygusal düzenleme ve davranışsal kontrol sağlayan merkezi bir strateji olarak değerlendirilmiştir. Pargament’in olumlu ve olumsuz dinî başa çıkma modelleri ışığında sabrın, inançlı birey için içsel dengeyi koruma, umut geliştirme ve Tanrı ile güvene dayalı bir ilişki sürdürme fonksiyonları öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, sabrın yanlış yorumlandığında edilgenlik, kadercilik ya da toksik pozitiflik biçimlerine dönüşebileceği; bu durumda ise bireyin ruhsal iyiliğini zayıflatabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla sabır, din psikolojisi açısından hem koruyucu hem de riskli boyutlarıyla bütüncül bir şekilde incelenmesi gereken bir kavramdır. Çalışmada ayrıca sabır kavramına ilişkin Türkiye’de yapılmış ampirik araştırmalar değerlendirilmiş, sabrın psikolojik dayanıklılık, öz-anlayış, dindarlık, iyi oluş ve travma sonrası büyüme gibi değişkenlerle güçlü bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Kur’an’daki sabır öğretisinin, modern psikoloji literatüründe yer alan bilişsel-davranışsal başa çıkma yaklaşımlarıyla kesiştiği; fakat kutsal olanla bağlantısı sayesinde farklı bir boyut sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Kur’an’da sabır kavramı, insanın yaşam karşısında geliştirdiği manevi direnci destekleyen aktif bir tutum olarak öne çıkmaktadır. Bu tutum, bireyin içsel dengesini ve anlam bütünlüğünü koruyarak, zorluklar karşısında ruhsal güçlenmeyi mümkün kılmaktadır. Sabır, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde manevi dayanıklılığı artıran, inanç temelli başa çıkma stratejilerinin merkezinde yer alan bir kavramdır. Bu nedenle sabır, çağdaş manevi danışmanlık ve psikolojik destek uygulamalarında dikkate alınması gereken önemli bir teorik katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Din Psikolojisi, Kur’an, Sabır, Dinî Başa Çıkma, Manevi Dayanıklılık, Anlam Üretimic.
Din Psikolojisi, Sabır, Kur'an, Dinî Başa Çıkma, Anlam Üretimi, Manevi Dayanıklılık
Din Psikolojisi, Sabır, Kur'an, Dinî Başa Çıkma, Anlam Üretimi, Manevi Dayanıklılık
| selected citations These citations are derived from selected sources. This is an alternative to the "Influence" indicator, which also reflects the overall/total impact of an article in the research community at large, based on the underlying citation network (diachronically). | 0 | |
| popularity This indicator reflects the "current" impact/attention (the "hype") of an article in the research community at large, based on the underlying citation network. | Average | |
| influence This indicator reflects the overall/total impact of an article in the research community at large, based on the underlying citation network (diachronically). | Average | |
| impulse This indicator reflects the initial momentum of an article directly after its publication, based on the underlying citation network. | Average |
