Advanced search in
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
2,953 Research products, page 1 of 296

  • Publications
  • Other research products
  • 2012-2021
  • Open Access
  • Other ORP type
  • Turkish

10
arrow_drop_down
Relevance
arrow_drop_down
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Tunalı, Sancar;
    Country: Turkey

    The artistic relation problem of the society is getting more and more complicated. Despite the increase in art activities, many basic problems such as the reflection of it to the society and the opportunity of the society to benefit from these activities cannot be solved yet. In such an environment, the need to examine the problems, observations and even personal experience rises. As it is in every field, one way to the solution in artistic studies is to understand the contemporary and current problems and benefit from the previous experience. Music education and studies in Halkevleri has a long-run, comprehensive and massive music education experiment, which has been experienced by Turkish society. They have been conducted in accordance with the aspects that have been adopted for the music education and studies in this structure. The activities have been carried out in accordance with this aspect. These aspects which have been put forward in detail by Ahmet Adnan Saygun will enable us to understand the music education and studies that were conducted in Community Houeses between 1932 and 1950, which will in turn enable us to revise what was conducted in these Community Houses. The way Ahmet Adnan Saygun viewed the music education and studies conducted in Community Houses is also likely to enhance our way of musical education today. Toplumun sanatsal alışveriş sorunu çağımızda iletişimin giderek yaygınlaşmasıyla daha da karmaşıklaşmaktadır. Sanat etkinliklerindeki artışa rağmen bunun topluma yansıması, toplumun bu etkinliklerden yararlanma olanağı gibi bir çok temel sorun çözülebilmiş değildir. Böyle bir ortamda sorunları irdeleme, gözlemleri, hatta kişisel deneyimleri bile değerlendirme gereği ortaya çıkmaktadır. Her alanda olduğu gibi sanat çalışmalarında da çağdaş ve güncel sorunları kavramak ve çözüm üretebilmek geçmiş deneyimlerden yararlanmayı gerekli kılmaktadır. Halkevlerinde yürütülen müzik çalışmaları Türk toplumunun kitlesel boyutta yaşadığı uzun süreli ve kapsamlı bir müzik eğitimi deneyidir. Bu kurumsal yapı içinde gerçekleştirilen müzik eğitimi çalışmaları için benimsenen bir bakış açısı doğrultusunda hareket edilmiştir. Etkinlikler bu bakış açısı doğrultusunda yürütülmüştür. Ahmet Adnan Saygun tarafından ayrıntılı bir şekilde dile getirilen bu görüşler 1932 ile 1950 yılları arasında Halkevlerinde yürütülen müzik eğitimi çalışmalarına yaklaşımı kavramak, yapılan çalışmaları ve uygulamaları bu bakış açısı doğrultusunda ele alma ve gözden geçirme olanağı sağlayacaktır. Ahmet Adnan Saygun'un Halkevlerinde yürütülen müzik çalışmalarına bakış açısı, günümüz toplumuna dönük yürütülecek müzik eğitimi çalışmaları için de katkı getirecek zenginliktedir.

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Gökçe, Sebla;
    Publisher: Maltepe Üniversitesi
    Country: Turkey

    Yeni tip koronavirüs salgını her yaştan çocuğun psikolojisini etkiledi. Uzmanlar kaygı ve stres kaynaklı olarak çocuklarda uykusuzluk, korkulu rüya, iştahsızlık, huzursuzluk görülebileceğini, pandemi dönemi yaşayan çocukların gelecekte kaygı düzeyleri yüksek bireylere dönüşebileceğini söylüyor.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Taslak, Ayşen Şengül; Başoğlu, Ahmet; Meydan, Bilge Can;
    Country: Turkey

    Amaç: Soliter fibröz tümör (SFT) nadir görülen mezenkimal tü- mörlerdir. Genellikle visseral plevradan kaynaklanırlar. Küratif cer- rahi rezeksiyonla oldukça iyi prognoza sahiptirler. Soliter fibröz tümör olgularımızla ilgili deneyimlerimizi literatür eşliğinde tar- tışarak sunduk. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde 2006-2010 yılları arasında intratorasik soliter fibröz tümör tanısı konan ve cerrahi tedavi uy- gulanan 5 hasta gözden geçirildi. İntratorasik yerleşimli SFT olgu- larının klinikopatolojik özellikleri ve yaşanabilecek tanısal zorluk- lar tartışıldı. Bulgular: Hastalarımızın 4’ü kadın, 1’i erkek olup, yaş ortala- ması 48 bulundu. Bilgisayarlı toraks tomografisinde 3-13 cm ça- pında değişen düzgün sınırlı kitle tespit edildi. Sadece bir olguda preoperatif trucut biyopsi ile soliter fibröz tümör tanısı konuldu. Hastaların dördüne eksploratris amaçlı olmak üzere tüm hastalara posterolateral torakotomi yapıldı. Kitle eksizyonu yapılan hastalar ortalama 26.8 aydır takip edilmektedir. Nüks 1 olguda görüldü. Sonuç: SFT’ler, benign plevral hastalık adıyla anılsa da malign karakter gösterip, nüksle seyredebilirler. Bu nedenle yakından ta- kip edilmelidir. OBJECTIVES: Solitary fibrous tumors (SFT) are rare mesenchimal neoplasms. They often originate from visceral pleura. They have a good prognosis with curative surgical resection. In this study, our experiences concerning SFT are presented in comparison with the literature. Material and Methods: Five patients who underwent surgi- cal treatment in our clinic with the diagnosis of intrathorasic SFT between 2006 and 2010 were evaluated retrospectively. Clinico- pathological characteristics of SFT patients and diagnostic difficul- ties to be faced were discussed. Results: Four female and 1 male patients were included in the study. The mean age was 48. Masses of three to thirteen cm diame- ters were observed in computed thorax tomography. In one patient, SFT diagnosis was made with trucut biopsy. All patients underwent posterolateral thoracotomy. Four of them were exploratory thora- cotomy. Mass excision was performed in all patients. They have been followed for 26.8 months. Only one patient had a recurrence. Conclusion: Although they are known as benign pleural diseas- es, SFT can exhibit malignant characteristics and recurrence so they should be followed closely.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yıldız, Gizem;
    Publisher: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi
    Country: Turkey

    AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, Türkiye acil tıp kliniklerinde ağrı yönetimi pratiklerini, sorun alanlarını ve farklılıkları ortaya koymak, mevcut durumun uluslararası kabul görmüş standartlar göz önüne alındığında ne durumda olduğunu tespit etmek ve bu konuda yapılacak iyileştirme çalışmalarına basamak oluşturmaktır. METOD: Acil tıp kliniklerinde görev yapan acil tıp uzman ve asistanlarının ağrı yönetim pratiklerini değerlendirmek amacıyla kesitsel, tanımlayıcı bir anket çalışması tasarlanmıştır. Çalışmada kurumsal ve bireysel olmak üzere 2 farklı anket ile veri toplanması planlanmıştır. İlk anket kurumsal nitelikte olup kliniklerin prosedürlerini, lojistik imkanlarını, idari farklılıklarını değerlendirmek amacıyla klinik sorumlu hekimlerine uygulanmıştır. İkinci anket ise bireysel uygulama eğilimlerini değerlendirmek amacı ile acil tıp uzman ve asistanlarına uygulanmıştır. BULGULAR: Çalışmaya bireysel anketleri yanıtlayan 386, kurumsal anketleri yanıtlayan 8 kişi dahil edildi. Acil serviste her zaman rutin olarak ağrı skalası kullanım sıklığı triajda %4,4 (n=17), gözlem kısmında %5,4 (n=21), hekimler arasında %7,5 (n=29), taburculuk öncesi ise %7,5 (n=29) olarak tespit edilmiştir. Hekimlerin çeşitli ağrı senaryolarında acil serviste uygulamayı tercih ettikleri ilk analjezi grubunun NSAID (mean: %45, n=174) olduğu görüldü. IM analjezi %46,5 (n=157) oranla en sık analjezik uygulama yolu olarak tespit edildi. Hekimlerin %41 (n=157) tanıyı geciktirmek ya da mevcut klinik tabloyu maskelemesine sebep olmak gibi nedenlerle analjezi vermeyi her zaman ve çoğunlukla ötelediği, % 40.3‘ünün (n=144) hiçbir zaman ya da nadiren opioid kullandıkları, % 75,3‘ünün hiçbir zaman opioid reçete etmedikleri saptanmıştır. Katılımcıların çalıştıkları acil servislerde ağrı yönetimi konusunda standart algoritmaların varlığı oranı %11,4 (n=44) olarak tespit edilmiştir. SONUÇ: Türkiye‘de acil tıp uzmanlık eğitimi veren acil servislerde ağrı skalası ve standart ağrı yönetim algoritması kullanım oranlarının çok düşük olduğu, NSAID kullanımının ve IM uygulama yolunun yüksek olduğu, opiofobi ve tanı gecikmesi gibi gerekçelerin oligoanaljezi riski açısından sorun alanları olabileceği değerlendirilmiştir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yönet Eren, Firdevs; Karakuş, Yusuf; Çamlıca, Koray;
    Country: Turkey

    Müşteri memnuniyetinin sağlanmasının, faaliyetlerin başarılı olması açısından oldukça önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Müşteri memnuniyetinin sağlanmasına yönelik olarak yapılması gereken en önemli şeylerden biri de müşteri gereksinimlerinin doğru bir şekilde tespit edilebilmesidir. Bu çalışmada bir destinasyonu ziyaret eden ziyaretçilerin gereksinimlerinin tespit edilmesine yöneli olarak Kano modeli kullanılacaktır. Kano modeli, müşterilerin belirli ürüne yönelik ihtiyaç ve gereksinimlerinin memnuniyet düzeyine etkisi açısından sınıflandırmayı sağlayan etkin bir yöntemdir. Tüketicilerin sahip oldukları gereksinimlerin karşılanmasıyla, memnuniyetlerine ne düzeyde katkı sağlandığının ortaya koyulması, karar vericiler için önemli bir enformasyondur. Bu çalışmada, turistik bir destinasyon olan Nevşehir ilini ziyaret eden turistlerin gereksinimleri Kano modeli yöntemi ile ortaya koyularak, destinasyon karar vericilerine (yerel yöneticiler, turizm işletme yöneticileri, turizm akademisyenleri gibi) öneriler sunulacaktır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Gökay Özerim; Güldan Kalem; Burcu KİPER;
    Publisher: Zenodo
    Project: EC | CALIPER (873134)

    Kurum içinde ve kurumun bulunduğu yenilik ekosisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin durumun kapsamlı bir değerlendirmesi. Bu araştırma Horizon 2020 projesi CALIPER kapsamında yapılmıştır. Sonuçlar, projenin sonraki uygulama aşamalarında kullanılacaktır. YÜ, Cinsiyet Eşitliği Planı (GEP) geliştirmek amacıyla CALIPER projesine dahil olan ve edindiği bilgileri akademinin ötesine aktarmak için yerel İnovasyon Merkezlerini de sürece dahil eden Avrupa'daki 9 araştırma kuruluşundan biridir.

  • Other research product . Other ORP type . 2018
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yılmaz, Muamber; Yaşar, Zehra;
    Publisher: Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi
    Country: Turkey

    Yazma, duygu, düşünce, istek ve olayların belli kurallara uygun olarak birtakım sembollerle anlatılmasıdır. Yazma bir süreçtir, okul öncesinden başlamaktadır. Çocuğun okula gitmeden kalem tutması, karalaması, okula giden kardeşlerini gözlemlemesi, çizimler yapması onun yazmaya başlamadan önce bir hazırlık aşamasından geçtiğini göstermektedir. Yazma becerisi ilkokul kademelerinden başlayıp bütün kademelerde olduğu gibi hayatın her yerinde varlığını göstermektedir. Yazma becerilerinin gelişmesi ile birlikte bireylerin yapılandırdıkları bilgileri transfer etme, aktarabilme, kendi fikirleri ile bilgiler arasında ilişki kurma, oluşturulacak olan metnin yapısında tutarlılık sağlama imkânları artmaktadır. Öğrencilerin etkili yazabilmeleri için iyi bir yazma eğitimi almaları gerekir. Özellikle ilkokul yıllarından başlanarak yazma çalışmalarına gereken önem verilmelidir. Öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmede Planlı Yazma Modeli kullanılabilir. Planlı Yazma Modeli, yazma işlemini konuşma ve yazmanın düşünsel boyutundan değerlendirmeye kadar ele alarak sürecin her bölümünde öğretmene ve öğrenciye yol gösterici bir modeldir. Bu modelde en fazla hazırlık çalışmalarına yer verilmektedir. Öğrencilerin yazmaya başlamadan önce yazacağı konuyla ilgili zihinsel aktiviteler geniş yer tutmaktadır. Ayrına yazma eğitiminde hataların düzeltilmesi amacıyla verilen düzeltmeler öğrencilerin motivasyonlarını yükselterek yazmaya karşı ilgilerini artırmaktadır. Planlı Yazma Modeli, öğrencilerin bir konuyu planlayarak belli aşamalarda değerlendirerek yazma eylemini sürdürmelerini, onların yazma sürecinin ve ortaya koydukları ürünün farkında olmalarını amaçlamaktadır. Böylelikle öğrencilerin yazma becerileri gelişecek, zamanla öğretmenlerinin güdümünden kurtulacak, kendi kendilerine yazma isteği ve cesareti kazanacaklardır. Üst düzey zihinsel becerilerin kullanılması açısından planlı yazma önem arzetmektedir. Bu araştırmanın amacı Planlı Yazma Modelinin önemini ve faydalarını ortaya koymaktır. Araştırmada Planlı Yazma Modeliyle ilgili yapılmış olan araştırmalara yönelik alan taraması yapılmıştır. Araştırma yöntem olarak derleme türündedir.

  • Other research product . Other ORP type . 2017
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Korkut, Esin; Özdenkaya, Yaşar; Korkut, Semih;
    Country: Turkey

    Yabancı cisim yutulması önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilen bir durum olup, kesici delici yabancı cisimlerin acil endoskopik tedavisi gere-kir. Bu makalede 5 yıl önce kaşık yuttuğunu bilen, girişim yapılmamış, 5 yıl sonra endoskopik olarak komplikasyonsuz çıkarılmış vakamızı sunmayı amaçladık. The ingestion of foreign objects can cause significant morbidity and mortal-ity. Sharp and pointed objects must be immediately removed through endo-scopic treatment. In the present case, we describe the endoscopic removal of a spoon without any complication in an individual who had ingested the spoon 5 years ago, with no attempt of its removal being made since then.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Elkatmış, Metin; Ünal, Emre;
    Country: Turkey

    Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının iletişim beceri düzeylerini bazı değişkenler açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma genel tarama modelinde olup betimsel niteliktedir. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında, Orta Anadolu’da bir üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği programının üçüncü ve dördüncü sınıfına devam eden öğrencileri oluşturmaktadır. Örnekleme 213 kadın 67 erkek öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Ersanlı ve Balcı (1998) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, sınıf öğretmeni adaylarının iletişim beceri düzeyleri; cinsiyete ve öğretim türüne göre farklılık göstermezken mezun olunan lise, aile tutumu ile günlük tutuma ve not alma değişkenlerine göre istatistiksel olarak değiştiği saptanmıştır. The aim of this research is to examine pre-service classroom teachers’ levels of communication skills with respect to certain variables. To this aim, the research was designed in the descriptive pattern using relational screening model. The universe of the research consisted of third- and fourth- grade pre-service classroom teachers attending a state university in central Anatolia in 2012-2013. 213 female and 67 male pre-service teachers participated in the research. In collecting data, the Communication Skill Inventory, developed by Ersanlı and Balcı (1998), was employed. It was found, in the study, that pre-service classroom teachers’ levels of communication skills do not differ with respect to gender and type of education, whereas they statistically differ with respect to the variables of the type of high school graduated, family attitude, daily attitude, and taking notes.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Dumanoğlu, Zeynep; Geren, Hakan;
    Country: Turkey

    To evaluate the influence of different N and P levels on the productivity of amaranth, a pot experiment under outdoor condition was conducted on a amaranth genotype (cv. Don Juan) with five nitrogen (0, 50, 100, 150, 200 kg·ha-1) and three phosphor levels (0, 50, 100 kg·ha-1). Some traits tested in the experiment were plant height, harvest index and grain yield, crude protein content and weight of thousand grain. Results indicated that increasing N and P levels positively affected above mentioned traits compared to the control, and the highest grain yield for amaranth obtained from 100 kg P and 150 kg N application per hectare. Farklı azot ve fosfor seviyelerinin horozibiği verimliliği üzerindeki etkisini değerlendirmek için “Don Juan” isimli horozibiği genotipinde, beş azot (0, 5, 10, 15, 20 kg/da) ve üç fosfor (0, 5, 10 kg/da) seviyesinin araştırıldığı bir saksı denemesi dış ortamda yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, hasat indeksi, tane verimi, tane ham protein oranı ve 1000 tane ağırlığı gibi özellikler incelenmiştir. Sonuçlar, kontrol uygulamasına göre artan N ve P seviyelerinin verim ve verim unsurlarını olumlu yönde etkilediğini ve en yüksek tane veriminin dekara 10 kg P ve 15 kg Nuygulamasından alındığını göstermiştir.

Advanced search in
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
2,953 Research products, page 1 of 296
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Tunalı, Sancar;
    Country: Turkey

    The artistic relation problem of the society is getting more and more complicated. Despite the increase in art activities, many basic problems such as the reflection of it to the society and the opportunity of the society to benefit from these activities cannot be solved yet. In such an environment, the need to examine the problems, observations and even personal experience rises. As it is in every field, one way to the solution in artistic studies is to understand the contemporary and current problems and benefit from the previous experience. Music education and studies in Halkevleri has a long-run, comprehensive and massive music education experiment, which has been experienced by Turkish society. They have been conducted in accordance with the aspects that have been adopted for the music education and studies in this structure. The activities have been carried out in accordance with this aspect. These aspects which have been put forward in detail by Ahmet Adnan Saygun will enable us to understand the music education and studies that were conducted in Community Houeses between 1932 and 1950, which will in turn enable us to revise what was conducted in these Community Houses. The way Ahmet Adnan Saygun viewed the music education and studies conducted in Community Houses is also likely to enhance our way of musical education today. Toplumun sanatsal alışveriş sorunu çağımızda iletişimin giderek yaygınlaşmasıyla daha da karmaşıklaşmaktadır. Sanat etkinliklerindeki artışa rağmen bunun topluma yansıması, toplumun bu etkinliklerden yararlanma olanağı gibi bir çok temel sorun çözülebilmiş değildir. Böyle bir ortamda sorunları irdeleme, gözlemleri, hatta kişisel deneyimleri bile değerlendirme gereği ortaya çıkmaktadır. Her alanda olduğu gibi sanat çalışmalarında da çağdaş ve güncel sorunları kavramak ve çözüm üretebilmek geçmiş deneyimlerden yararlanmayı gerekli kılmaktadır. Halkevlerinde yürütülen müzik çalışmaları Türk toplumunun kitlesel boyutta yaşadığı uzun süreli ve kapsamlı bir müzik eğitimi deneyidir. Bu kurumsal yapı içinde gerçekleştirilen müzik eğitimi çalışmaları için benimsenen bir bakış açısı doğrultusunda hareket edilmiştir. Etkinlikler bu bakış açısı doğrultusunda yürütülmüştür. Ahmet Adnan Saygun tarafından ayrıntılı bir şekilde dile getirilen bu görüşler 1932 ile 1950 yılları arasında Halkevlerinde yürütülen müzik eğitimi çalışmalarına yaklaşımı kavramak, yapılan çalışmaları ve uygulamaları bu bakış açısı doğrultusunda ele alma ve gözden geçirme olanağı sağlayacaktır. Ahmet Adnan Saygun'un Halkevlerinde yürütülen müzik çalışmalarına bakış açısı, günümüz toplumuna dönük yürütülecek müzik eğitimi çalışmaları için de katkı getirecek zenginliktedir.

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Gökçe, Sebla;
    Publisher: Maltepe Üniversitesi
    Country: Turkey

    Yeni tip koronavirüs salgını her yaştan çocuğun psikolojisini etkiledi. Uzmanlar kaygı ve stres kaynaklı olarak çocuklarda uykusuzluk, korkulu rüya, iştahsızlık, huzursuzluk görülebileceğini, pandemi dönemi yaşayan çocukların gelecekte kaygı düzeyleri yüksek bireylere dönüşebileceğini söylüyor.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Taslak, Ayşen Şengül; Başoğlu, Ahmet; Meydan, Bilge Can;
    Country: Turkey

    Amaç: Soliter fibröz tümör (SFT) nadir görülen mezenkimal tü- mörlerdir. Genellikle visseral plevradan kaynaklanırlar. Küratif cer- rahi rezeksiyonla oldukça iyi prognoza sahiptirler. Soliter fibröz tümör olgularımızla ilgili deneyimlerimizi literatür eşliğinde tar- tışarak sunduk. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde 2006-2010 yılları arasında intratorasik soliter fibröz tümör tanısı konan ve cerrahi tedavi uy- gulanan 5 hasta gözden geçirildi. İntratorasik yerleşimli SFT olgu- larının klinikopatolojik özellikleri ve yaşanabilecek tanısal zorluk- lar tartışıldı. Bulgular: Hastalarımızın 4’ü kadın, 1’i erkek olup, yaş ortala- ması 48 bulundu. Bilgisayarlı toraks tomografisinde 3-13 cm ça- pında değişen düzgün sınırlı kitle tespit edildi. Sadece bir olguda preoperatif trucut biyopsi ile soliter fibröz tümör tanısı konuldu. Hastaların dördüne eksploratris amaçlı olmak üzere tüm hastalara posterolateral torakotomi yapıldı. Kitle eksizyonu yapılan hastalar ortalama 26.8 aydır takip edilmektedir. Nüks 1 olguda görüldü. Sonuç: SFT’ler, benign plevral hastalık adıyla anılsa da malign karakter gösterip, nüksle seyredebilirler. Bu nedenle yakından ta- kip edilmelidir. OBJECTIVES: Solitary fibrous tumors (SFT) are rare mesenchimal neoplasms. They often originate from visceral pleura. They have a good prognosis with curative surgical resection. In this study, our experiences concerning SFT are presented in comparison with the literature. Material and Methods: Five patients who underwent surgi- cal treatment in our clinic with the diagnosis of intrathorasic SFT between 2006 and 2010 were evaluated retrospectively. Clinico- pathological characteristics of SFT patients and diagnostic difficul- ties to be faced were discussed. Results: Four female and 1 male patients were included in the study. The mean age was 48. Masses of three to thirteen cm diame- ters were observed in computed thorax tomography. In one patient, SFT diagnosis was made with trucut biopsy. All patients underwent posterolateral thoracotomy. Four of them were exploratory thora- cotomy. Mass excision was performed in all patients. They have been followed for 26.8 months. Only one patient had a recurrence. Conclusion: Although they are known as benign pleural diseas- es, SFT can exhibit malignant characteristics and recurrence so they should be followed closely.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yıldız, Gizem;
    Publisher: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi
    Country: Turkey

    AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, Türkiye acil tıp kliniklerinde ağrı yönetimi pratiklerini, sorun alanlarını ve farklılıkları ortaya koymak, mevcut durumun uluslararası kabul görmüş standartlar göz önüne alındığında ne durumda olduğunu tespit etmek ve bu konuda yapılacak iyileştirme çalışmalarına basamak oluşturmaktır. METOD: Acil tıp kliniklerinde görev yapan acil tıp uzman ve asistanlarının ağrı yönetim pratiklerini değerlendirmek amacıyla kesitsel, tanımlayıcı bir anket çalışması tasarlanmıştır. Çalışmada kurumsal ve bireysel olmak üzere 2 farklı anket ile veri toplanması planlanmıştır. İlk anket kurumsal nitelikte olup kliniklerin prosedürlerini, lojistik imkanlarını, idari farklılıklarını değerlendirmek amacıyla klinik sorumlu hekimlerine uygulanmıştır. İkinci anket ise bireysel uygulama eğilimlerini değerlendirmek amacı ile acil tıp uzman ve asistanlarına uygulanmıştır. BULGULAR: Çalışmaya bireysel anketleri yanıtlayan 386, kurumsal anketleri yanıtlayan 8 kişi dahil edildi. Acil serviste her zaman rutin olarak ağrı skalası kullanım sıklığı triajda %4,4 (n=17), gözlem kısmında %5,4 (n=21), hekimler arasında %7,5 (n=29), taburculuk öncesi ise %7,5 (n=29) olarak tespit edilmiştir. Hekimlerin çeşitli ağrı senaryolarında acil serviste uygulamayı tercih ettikleri ilk analjezi grubunun NSAID (mean: %45, n=174) olduğu görüldü. IM analjezi %46,5 (n=157) oranla en sık analjezik uygulama yolu olarak tespit edildi. Hekimlerin %41 (n=157) tanıyı geciktirmek ya da mevcut klinik tabloyu maskelemesine sebep olmak gibi nedenlerle analjezi vermeyi her zaman ve çoğunlukla ötelediği, % 40.3‘ünün (n=144) hiçbir zaman ya da nadiren opioid kullandıkları, % 75,3‘ünün hiçbir zaman opioid reçete etmedikleri saptanmıştır. Katılımcıların çalıştıkları acil servislerde ağrı yönetimi konusunda standart algoritmaların varlığı oranı %11,4 (n=44) olarak tespit edilmiştir. SONUÇ: Türkiye‘de acil tıp uzmanlık eğitimi veren acil servislerde ağrı skalası ve standart ağrı yönetim algoritması kullanım oranlarının çok düşük olduğu, NSAID kullanımının ve IM uygulama yolunun yüksek olduğu, opiofobi ve tanı gecikmesi gibi gerekçelerin oligoanaljezi riski açısından sorun alanları olabileceği değerlendirilmiştir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yönet Eren, Firdevs; Karakuş, Yusuf; Çamlıca, Koray;
    Country: Turkey

    Müşteri memnuniyetinin sağlanmasının, faaliyetlerin başarılı olması açısından oldukça önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Müşteri memnuniyetinin sağlanmasına yönelik olarak yapılması gereken en önemli şeylerden biri de müşteri gereksinimlerinin doğru bir şekilde tespit edilebilmesidir. Bu çalışmada bir destinasyonu ziyaret eden ziyaretçilerin gereksinimlerinin tespit edilmesine yöneli olarak Kano modeli kullanılacaktır. Kano modeli, müşterilerin belirli ürüne yönelik ihtiyaç ve gereksinimlerinin memnuniyet düzeyine etkisi açısından sınıflandırmayı sağlayan etkin bir yöntemdir. Tüketicilerin sahip oldukları gereksinimlerin karşılanmasıyla, memnuniyetlerine ne düzeyde katkı sağlandığının ortaya koyulması, karar vericiler için önemli bir enformasyondur. Bu çalışmada, turistik bir destinasyon olan Nevşehir ilini ziyaret eden turistlerin gereksinimleri Kano modeli yöntemi ile ortaya koyularak, destinasyon karar vericilerine (yerel yöneticiler, turizm işletme yöneticileri, turizm akademisyenleri gibi) öneriler sunulacaktır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Gökay Özerim; Güldan Kalem; Burcu KİPER;
    Publisher: Zenodo
    Project: EC | CALIPER (873134)

    Kurum içinde ve kurumun bulunduğu yenilik ekosisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin durumun kapsamlı bir değerlendirmesi. Bu araştırma Horizon 2020 projesi CALIPER kapsamında yapılmıştır. Sonuçlar, projenin sonraki uygulama aşamalarında kullanılacaktır. YÜ, Cinsiyet Eşitliği Planı (GEP) geliştirmek amacıyla CALIPER projesine dahil olan ve edindiği bilgileri akademinin ötesine aktarmak için yerel İnovasyon Merkezlerini de sürece dahil eden Avrupa'daki 9 araştırma kuruluşundan biridir.

  • Other research product . Other ORP type . 2018
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yılmaz, Muamber; Yaşar, Zehra;
    Publisher: Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi
    Country: Turkey

    Yazma, duygu, düşünce, istek ve olayların belli kurallara uygun olarak birtakım sembollerle anlatılmasıdır. Yazma bir süreçtir, okul öncesinden başlamaktadır. Çocuğun okula gitmeden kalem tutması, karalaması, okula giden kardeşlerini gözlemlemesi, çizimler yapması onun yazmaya başlamadan önce bir hazırlık aşamasından geçtiğini göstermektedir. Yazma becerisi ilkokul kademelerinden başlayıp bütün kademelerde olduğu gibi hayatın her yerinde varlığını göstermektedir. Yazma becerilerinin gelişmesi ile birlikte bireylerin yapılandırdıkları bilgileri transfer etme, aktarabilme, kendi fikirleri ile bilgiler arasında ilişki kurma, oluşturulacak olan metnin yapısında tutarlılık sağlama imkânları artmaktadır. Öğrencilerin etkili yazabilmeleri için iyi bir yazma eğitimi almaları gerekir. Özellikle ilkokul yıllarından başlanarak yazma çalışmalarına gereken önem verilmelidir. Öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmede Planlı Yazma Modeli kullanılabilir. Planlı Yazma Modeli, yazma işlemini konuşma ve yazmanın düşünsel boyutundan değerlendirmeye kadar ele alarak sürecin her bölümünde öğretmene ve öğrenciye yol gösterici bir modeldir. Bu modelde en fazla hazırlık çalışmalarına yer verilmektedir. Öğrencilerin yazmaya başlamadan önce yazacağı konuyla ilgili zihinsel aktiviteler geniş yer tutmaktadır. Ayrına yazma eğitiminde hataların düzeltilmesi amacıyla verilen düzeltmeler öğrencilerin motivasyonlarını yükselterek yazmaya karşı ilgilerini artırmaktadır. Planlı Yazma Modeli, öğrencilerin bir konuyu planlayarak belli aşamalarda değerlendirerek yazma eylemini sürdürmelerini, onların yazma sürecinin ve ortaya koydukları ürünün farkında olmalarını amaçlamaktadır. Böylelikle öğrencilerin yazma becerileri gelişecek, zamanla öğretmenlerinin güdümünden kurtulacak, kendi kendilerine yazma isteği ve cesareti kazanacaklardır. Üst düzey zihinsel becerilerin kullanılması açısından planlı yazma önem arzetmektedir. Bu araştırmanın amacı Planlı Yazma Modelinin önemini ve faydalarını ortaya koymaktır. Araştırmada Planlı Yazma Modeliyle ilgili yapılmış olan araştırmalara yönelik alan taraması yapılmıştır. Araştırma yöntem olarak derleme türündedir.

  • Other research product . Other ORP type . 2017
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Korkut, Esin; Özdenkaya, Yaşar; Korkut, Semih;
    Country: Turkey

    Yabancı cisim yutulması önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilen bir durum olup, kesici delici yabancı cisimlerin acil endoskopik tedavisi gere-kir. Bu makalede 5 yıl önce kaşık yuttuğunu bilen, girişim yapılmamış, 5 yıl sonra endoskopik olarak komplikasyonsuz çıkarılmış vakamızı sunmayı amaçladık. The ingestion of foreign objects can cause significant morbidity and mortal-ity. Sharp and pointed objects must be immediately removed through endo-scopic treatment. In the present case, we describe the endoscopic removal of a spoon without any complication in an individual who had ingested the spoon 5 years ago, with no attempt of its removal being made since then.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Elkatmış, Metin; Ünal, Emre;
    Country: Turkey

    Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının iletişim beceri düzeylerini bazı değişkenler açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma genel tarama modelinde olup betimsel niteliktedir. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında, Orta Anadolu’da bir üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği programının üçüncü ve dördüncü sınıfına devam eden öğrencileri oluşturmaktadır. Örnekleme 213 kadın 67 erkek öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Ersanlı ve Balcı (1998) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, sınıf öğretmeni adaylarının iletişim beceri düzeyleri; cinsiyete ve öğretim türüne göre farklılık göstermezken mezun olunan lise, aile tutumu ile günlük tutuma ve not alma değişkenlerine göre istatistiksel olarak değiştiği saptanmıştır. The aim of this research is to examine pre-service classroom teachers’ levels of communication skills with respect to certain variables. To this aim, the research was designed in the descriptive pattern using relational screening model. The universe of the research consisted of third- and fourth- grade pre-service classroom teachers attending a state university in central Anatolia in 2012-2013. 213 female and 67 male pre-service teachers participated in the research. In collecting data, the Communication Skill Inventory, developed by Ersanlı and Balcı (1998), was employed. It was found, in the study, that pre-service classroom teachers’ levels of communication skills do not differ with respect to gender and type of education, whereas they statistically differ with respect to the variables of the type of high school graduated, family attitude, daily attitude, and taking notes.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Dumanoğlu, Zeynep; Geren, Hakan;
    Country: Turkey

    To evaluate the influence of different N and P levels on the productivity of amaranth, a pot experiment under outdoor condition was conducted on a amaranth genotype (cv. Don Juan) with five nitrogen (0, 50, 100, 150, 200 kg·ha-1) and three phosphor levels (0, 50, 100 kg·ha-1). Some traits tested in the experiment were plant height, harvest index and grain yield, crude protein content and weight of thousand grain. Results indicated that increasing N and P levels positively affected above mentioned traits compared to the control, and the highest grain yield for amaranth obtained from 100 kg P and 150 kg N application per hectare. Farklı azot ve fosfor seviyelerinin horozibiği verimliliği üzerindeki etkisini değerlendirmek için “Don Juan” isimli horozibiği genotipinde, beş azot (0, 5, 10, 15, 20 kg/da) ve üç fosfor (0, 5, 10 kg/da) seviyesinin araştırıldığı bir saksı denemesi dış ortamda yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, hasat indeksi, tane verimi, tane ham protein oranı ve 1000 tane ağırlığı gibi özellikler incelenmiştir. Sonuçlar, kontrol uygulamasına göre artan N ve P seviyelerinin verim ve verim unsurlarını olumlu yönde etkilediğini ve en yüksek tane veriminin dekara 10 kg P ve 15 kg Nuygulamasından alındığını göstermiştir.

Send a message
How can we help?
We usually respond in a few hours.