Advanced search in
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
13 Research products, page 1 of 2

  • Research software
  • Other research products
  • 2012-2021
  • Open Access
  • TR
  • Turkish
  • Iskenderun Technical University Institutional Repository

10
arrow_drop_down
Relevance
arrow_drop_down
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Abdulla Sakallı (Yürütücü); Murat Tiryakioğlu (Araştırmacı); Mehmet Ali Devrim (Bursiyer); Umut Bulut (Bursiyer); Enes Birinci (Bursiyer);
    Publisher: İskenderun Teknik Üniversitesi
    Country: Turkey

    Sanayi devrimi ile birlikte, atmosferdeki sera gazı salınımındaki hızlı artıs, dünya yüzey sıcaklıgının günümüz itibariyle artan bir trend göstermesine sebep olmustur. Dünyadaki ortalama sıcaklık artısı günümüzde 2ºC?ye yaklasmıs ve bu artıs hala devam etmektedir. Birincil üreticilerin atmosferden karbondioksit tutması ve biyokütle olusturma süreçleri, çogunlukla bitkilerin fenolojik evrelerine baglıdır ve bu evreler birçok bitki türünde direkt olarak iklimsel parametrelerden etkilenmektedir. Bitkilerin büyüme sezonunun baslaması ve bitisi, ürün verme periyodu, ekim süresi, bas kısmın olusması vb. çogunlukla karasal biyosferdeki arazi yüzey sıcaklıgı, yagıs miktarı, ısıklanma periyodu uzunlugu gibi iklimsel parametrelerden etkilenmektedir. Iklimsel degisiklige baglı olarak, fenolojik evrelerdeki degisiklikler bitkilerin atmosferik karbonu baglama miktarını ve baglama süresinin uzunlugunu degistirerek, bitkilerin verimliligini ve verim kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu proje kapsamında, ana hedeflerden birisi Avrupa?nın tamamını kapsayan ayrıca Rusya ve Türkiye?nin de içinde bulundugu bir çalısma sahasında yüksek çözünürlüklü iklim verilerinin Community Land Model (Kommunal Ekosistem Modeli (CLM))?ine entegre edilerek, iklim degisikliginin bitkilerdeki öncelikle fenolojik evreler üzerinde etkileri ve bu etkilerin bitkilerin karbon tutma kapasitesinin yanında verimliliklerine olan tesirleri arastırılacaktır. Bunun yanında Dünya Iklim Arastırma Programı (World Climate Research Program (WCRP)) tarafından belirlenen iklim indisleri kullanılarak, çalısılacak alandaki özellikle yaprak döken agaçların olusturdukları vejetasyonlar ve tahıl grubunu olusturan (Bugday, Arpa ve Mısır) bitkilerin fenolojik evrelerini etkileyen biyo-iklimsel faktörler tespit edilecektir. Iklim degisikligine baglı olarak tahıl grubu bitkilerinin fenolojik evrelerinde meydana gelen degisiklikler tahıl bitkilerinin hasat zamanını, hasat kalitesini ve hasat miktarını etkilemektedir. Meydana gelen bu etkilerin ortaya konulması proje kapsamındaki hedeflerimiz arasındadır. Tahıl mahsulleri dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan gıda maddelerinin basında gelmektedir. Bu çalısmada ek olarak tahıl bitkilerinin ekim süreleri, produktif dönem uzunlugu, büyüme sezonlarının baslangıç ve bitis zamanları ile iklim degisikligi ve iklimdeki ekstrem durumların fenolojik evreler üzerindeki baskısı gerek modelleme gerekse saha çalısmalarında incelenecektir. Her iki bitki çesidinin (yaprak döken agaçlar ve tahıl) fenolojik evrelerinin belirlenmesinden sonra, bu evrelerin biyoiklim dönemlerini tanımlayacak algoritmalar (fonksiyonlar) gelistirilecektir. Belirlenen biyoiklim algoritmaları ile CLM modelindeki fenolojik evrelere baglı prosesler (fotosentez, karbon depolama, karbon paylasımı, ürün kalitesi ve miktarı vd.) yeni gelistirilecek biyoiklim formülizasyonları sayesinde, iklim degisikliginin etkileri göz önünde bulundurularak hesaplanmaları saglanacaktır. Genel olarak hipotezimiz degisen iklim kosulları kırılgan (bozulmaya elverisli) bölgelerde yetisen tahıl mahsullerinin ekim süresinin, büyüme sezonunun baslama ve bitis zamanını etkileyecek ayrıca bas kısımlarının olusma periyodunun dengesinin bozulmasına sebep olacaktır. Bunun sonucunda tahıl ürünlerinin kalitesi ve verimliligi direk olarak etkilenecektir. Özellikle yaprak döken vejetasyonlara sahip alanlarda iklim degisikligine baglı olarak bitkilerin büyüme zamanlarındaki degisimler atmosferden karbondioksit alımı süresinin uzunlugunu ve miktarını degistirecektir.

  • Other research product . Other ORP type . 2019
    Open Access Turkish
    Authors: 
    İskenderun Teknik Üniversitesi Senatosu;
    Country: Turkey

    İSTE Kurumsal Akademik Arşivi Yönergesi

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: Kütüphane İSTE - BKM
    Country: Turkey

    Kütüphane İSTE – BKM Bilgi Kaynak ve Araçları, kullanıcıların bilimsel araştırma sürecine rehberlik etmesi ve tek merkezden kaynakları görüntülemesi amacıyla hazırlanmıştır.

  • Other research product . Other ORP type . 2019
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: ANKOSLink2019
    Country: Turkey

    2018 yılı küresel ekonomideki konjonktürel dalgalanmalar, Türkiye’de kütüphane bütçelerini doğrudan etkilemiştir. Döviz kurlarında yaşanan sarsıcı ve öngörülemeyen yükseliş, bütün kütüphane türlerini etkilese de bu süreçte üniversite kütüphanelerinin diğer kütüphane türlerine göre daha çok etkilendiği bilinen bir gerçekliktir. Üniversite kütüphaneleri, konjonktürel dalgalanmalara bağlı olarak, 2018 yılında abone oldukları veri tabanları ödemelerinde bir hayli zorlanmış, bu durum kaçınılmaz olarak kütüphanelerin önümüzdeki yıllar için birtakım aksiyonlar almasını zorunlu kılmıştır. Tahmin edileceği üzere alınacak aksiyonlardan biri de abone kaynaklarda daralmaya/küçülmeye gitmek olacaktır. Bir yandan veri tabanı aboneliklerinin mutlak sürdürülmesini talep edecek kullanıcı kitlesi öte yandan reel bütçe olanakları, akademik camia açısından kaçınılmaz öncelik çatışmasını beraberinde getirmekte ve kütüphane(ci)leri epeyce bir zorlamaktadır. “Döviz kurlarında öngörülemeyen yükselişin, Türkiye’de üniversite kütüphanelerinin hizmet trafiğine etkisi” başlı başına bir araştırma ve tartışma konusu olsa da kullanıcı gereksinimleri doğrultusunda sürüdürülebilir hizmet geliştirmeyi amaçlayan üniversite kütüphaneleri, kuşkusuz ki döviz kurlarına bağlı olarak daraltılmış reel bütçe olanaklarını göz önünde bulundurmak durumundadır. ANKOSLink2019: Dijital Küreselleşme ve Sürüdürülebilir Kütüphaneler konferansında sunulan poster çalışmasıdır.

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: Kütüphane İSTE - BKM
    Country: Turkey

    10 Adımda Tez Hazırlama Kılavuzu, İçerik kompozisyonu kütüphane danışma hizmetleri doğrultusunda, lisansüstü öğrencilerin tez hazırlama sürecine rehberlik etmesi amacıyla hazırlanmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Ali Günen (Yürütücü); Erdoğan Kanca (Araştırmacı); Bülent Kurt (Danışman); Ergül Yaşar (Danışman);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Son yirmi yılda sondaj kesici takımların tungsten karbür gibi ileri mühendislik malzemelerden üretilmesiyle takım performanslarında bir artış elde edilmiş olsa da maliyet artışının önüne geçilememiştir. Bu projede tungtesten karbid uçlu takımlara göre çok daha ucuz olan ve bölgemizde (Çukurova ve Amik ovası) genellikle su sondajları uygulamalarında yaygın bir şekilde kullanılan çelik uçlu sondaj takımlarının nano boyutlu bor tozu ile kısa sürede kaplanması sonucunda aşınmanın azaltılarak takım ömürlerinin arttırılabilirliği incelenmiştir. Projede çelik dişli sondaj takımları temokimyasal bir yöntem ile 1000 °C’ de 30 dk, 45 dk ve 60 dk sürelerde, geleneksel borlama yöntemlerine göre daha kısa sürede, Nano bor tozu ile kaplanmıştır. Borlanan numuneler, optik mikroskobu, SEM, X-ışını, mikrosertlik, adhezyon testi ve mikro abrasyon aşınma testlerine tabi tutulmuş, sodaj matkaplarına uygulanan mevcut kaplamalarla ve herhangi bir işlem uygulanmayan numune ile kıyaslanmıştır. Borlama işlemi sonucunda, borlama süresinin artışına bağlı olarak kaplama tabakasının kalınlığı 32-202 μm, sertlik değerleri ise 1386-2333 HV olarak ölçülmüştür. Borlama işlemi yüzey sertliğini yaklaşık 4-6 kat arttırmıştır. Aşınma deneyleri sonucunda borlanan tüm numunelerin aşınma dirençleri borlanmayana numuneye göre arttığı tespit edilmiştir. Borlama süresi artışına paralel olarak aşınma direncinin arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca elde edilen kaplamaların mevcut endüstride kullanılan kaplamalardan daha üstün performans gösterdiği belirlenmiş ve yöntem ile ilgili patent başvurusu yapılmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm; Şentürk, Kazım; Vural, Şefik;
    Publisher: Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi
    Country: Turkey

    Amaç: COVID 19 pandemisi toplumsal yaşamı oluşturan sosyal, siyasal, ekonomik, teknolojik ve kültürel ögeleri etkisi altına almış ve yeni bir toplumsal yaşamın kapısını aralamıştır Bilim insanlarının, COVID 19 süreciyle özdeşleşen “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” söylemi de yeni toplumsal yaşamı doğrular niteliktedir İş yaşamı başta olmak üzere sağlık, eğitim, ekonomi, tarım gibi yelpazesi geniş bir değişim ağını örgütleyen COVID 19 pandemisi bu alanlara yönelik yeni politikaların belirlenmesi ve hizmet trafiğinin yeniden biçimlenmesini zorunlu kılmıştır Teknolojinin başat faktör olduğu bu değişim sürecinde her sektörde olduğu gibi kütüphaneler de birtakım aksiyonlar alarak COVID 19 süreci ve sonrasını planlamaktadır Öncelikle kullanıcı hizmetleri orijininde yapılan planlamalarda, COVID 19 sonrasında kütüphanecilikte yeni yaklaşımlar tartışılmalıdır. Bu noktada, kullanıcı hizmetlerinin psikolojik boyutu yeni bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Pandemi nedeniyle yüz yüze gerçekleştirilemeyen psikolojik danışmanlık hizmetinde olduğu gibi kütüphane kullanıcılarının gereksinimleri de internetin sağladığı olanaklarla çevrimiçi olarak karşılanmaktadır Ancak, kullanıcıların demografik ve yapısal özelliklerinin birbirinden ayırımlı olduğu düşünüldüğünde kullanıcılara verilen hizmetlerin toptancı bir yaklaşımla sürdürüldüğü gözlenmektedir. Bu bağlamda, kütüphaneler gerek COVID 19 sürecinde gerekse sonrasında psikologlarla işbirliğine giderek kullanıcı hizmetlerine yönelik birtakım psikolojik ölçekler geliştirmelidir. Yöntem: Belgesel kaynak analizi, Gözlem Bulgular: Psikolojik ölçeklerden elde edilecek bilimsel verilerin, kullanıcı hizmet trafiğinde kütüphanelere yol gösterici olacağı, bu çalışmanın da kütüphaneciliğin geleceği açısından yeni bir ekonomi yaratacağı düşünülmektedir. Tartışma: Kütüphane kullanıcılarının demografik ve yapısal özelliklerindeki ayırımlar, yaşam boyu öğrenme ve bilgi edinim süreçlerine doğrudan etki etmektedir. Bu etki faktörünü ölçümlemek, kütüphanelerde kullanıcı hizmetlerini toptancı yaklaşımlardan kurtarmak ve kanıta dayalı kullanıcı haritaları oluşturmak psikolojik ölçeklerle olanaklı olacaktır Kütüphane kullanıcılarının psikolojik verileri bilgi hizmetlerinin gelecekteki vizyonunu belirleyecektir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mehmet Arda Tonay (Yürütücü); Ayhan Dede (Araştırmacı); Ayaka Amaha Öztürk ( Araştırmacı); Erdem Danyer ( Araştırmacı); Işıl Aytemiz Danyer ( Araştırmacı); Bayram Öztürk (Danışman); İbrahim Raşit Bilgin (Danışman); Begüm Uzun (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Türkiye denizlerinde en sık gözlenen Cetacea takımına ait 3 yunus türü; afalina (Tursiops truncatus), tırtak (Delphinus delphis) ve mutur (Phocoena phocoena)?dur. Afalina ve tırtak türleri tüm denizlerimizde, mutur ise çogunlukla Karadeniz?de, Türk Bogazlar Sistemi (TBS)?nde ve ender olarak Ege Denizi?nde dagılım göstermektedir. Projenin saha çalısmalarında, karaya vuran yunuslar için Batı Karadeniz?de kumsallar aylık olarak taranmıs, Güney Marmara ve ilk defa Kuzey Ege (Saroz Körfezi)?de karaya vuran deniz memelileri hakkında mevsimsel periyodik izleme çalısması yapılmıstır. Saha çalısmaları ve ihbarlar ile toplanan örneklerden ve son 15 yılda Türkiye kıyılarında örneklenmis yunus dokularından DNA örnegi izole edilerek, 3 tür için mitokondriyal DNA (mtDNA) ve mutur için çekirdek DNA?sı (ddRAD Dizileme) belirteçleri kullanılarak türlerin genetik yapıları incelenmistir. Toplam 186 adet mtDNA dizisi (Afalina: 74, Tırtak: 38, Mutur: 74) ve 55 adet mutur bireyinin RAD veri seti elde edilmistir. Elde edilen verilerle Türkiye?deki popülasyonlar kendi içerisinde ve diger dünya denizlerindeki popülasyonlar ile karsılastırılmıstır. Ayrıca, mtDNA analizleri sonuçlarına bakılarak Marmara Denizi?nde izole bir popülasyonu oldugu tahmin edilen mutur örneklerinin çekirdek DNA analizleri yapılmıs ve mtDNA sonuçları yeni nesil bir dizileme yöntemi olan ddRAD dizileme sonuçları ile karsılastırmalı olarak degerlendirilmistir. ddRAD dizileme yöntemi, Türkiye?de TBS ve Ege Denizi?nde yasayan bir canlı türünün genetik yapısının belirlenmesinde ilk defa kullanılmıstır. Proje sonuçlarına göre, Afalina için 10 tanesi yeni olmak üzere 15, Tırtak için 9 tanesi yeni olmak üzere 14, mutur için ise 2 tanesi yeni olmak üzere 10 farklı mtDNA haplotipi varlıgı ortaya çıkarılmıstır. Üç tür için haplotip ve nükleotid çesitliligi hesaplanmıstır. Ulusal ve uluslararası anlasmalar ile koruma altında olan üç Cetacea türünün koruma stratejileri için öneriler getirilmistir. Karadeniz?deki afalinalar ile diger popülasyonlar arasında genetik fark bulundugundan ve Karadeniz?de haplotip çesitliligi düsük oldugundan bu bölgedeki popülasyonun çevresel kosullara, hastalık vb. gibi etkenlere daha duyarlı oldukları söylenebilir. Bu nedenlerden dolayı Karadeniz?deki afalinalar için ayrı ve hassas bir koruma stratejisi belirlenmelidir. Afalina ile aynı familyadan olan tırtaklar için, Karadeniz?deki, TBS?deki ve Dogu Akdeniz'deki haplotip ve nükleotid çesitlilik degerlerinin Atlantik popülasyonu ile karsılastırıldıgında daha düsük bulunması da Atlantik popülasyonlarının Akdeniz'e ve Karadeniz'e yayıldıgını fikrini desteklemektedir. Mevcut bilgiler ısıgında ise türün koruma stratejine yardımcı olması açısından, uzun mesafe kat edebilen bir açık deniz yunus türü olan tırtakların göç yolları, özellikle Karadeniz ile Akdeniz arasında bir koridor ve beslenme alanı olan, TBS sisteminin korunması önem arz etmektedir. Tür koruma stratejisi açısından, muturların ise tesadüfi aga yakalanmasına karsı önlemlerin alınmasının bir an önce baslatılması ve/veya TBS?de dip uzatma agları ile yapılan balıkçılıgın sınırlandırılması önerilmektedir. Ayrıca bu türler için daha yaygın ve daha fazla örnekle genetik çalısmaların devam ettirilmesi gerekmektedir. Genetik çesitliligin korunması türlerin degisen çevre kosullarına uyum saglama noktasında, uyarlanımsal potansiyelin korunması konusunda da önemlidir. Bu çesitliligin ortaya konması da ancak bu çalısma gibi daha fazla çalısmanın desteklenmesi ile elde edilebilecektir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Funda Turan (Yürütücü); Meltem Eken (Araştırmacı); Gül Özyılmaz (Araştırmacı); Serpil Karan (Bursiyer); Haluk Uluca (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Bu çalışma ile, Asi Havzası?nın ana kolu olan Asi Nehri?nde, biyogösterge tür karabalık Clarias gariepinus?de solungaç ve karaciğer dokusunda Komet Analizi ile olası DNA hasar düzeyinin tespit edilmesi ve türde ve suda ağır metal gibi toksik kimyasalların seviyelerinin ölçülerek, kirletici seviyeleri ile DNA hasarı arasındaki ilişkinin anlaşılması, bununla birlikte biyogösterge türde oluşan oksitatif strese bağlı gelişen fizyolojik cevap ve DNA hasarı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmada; Asi Nehri?nin Demirköprü, Samandağ ve referans noktası Karasu Çayı?nda, bir yıl süreyle mevsimsel su ve balık örneklemeleri yapılmıştır. Karabalıkların solungaç ve karaciğer dokularında COMET analizi ile DNA hasarı, karaciğer ve kas dokularında ağır metal ölçümleri ile süperoksit dismutaz (SOD), Katalaz (CAT) ile protein, malondialdehit (MDA) düzeyleri ve son olarak su örneklerinde ağır metal ölçümleri yapılmıştır. Karabalık?ın incelenen dokularındaki ağır metal derişimlerinin metale, dokuya ve suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlı olarak değişim gösterdiği saptanmıştır. Karabalık?ın başlıca tüketilebilir kısmını oluşturan kas dokusundaki Cd ve Pb derişiminin belirlenen tüm istasyonlarda, ulusal ve uluslararası kabul edilebilir aralığın üstünde olduğu belirlenmiştir. COMET analizi sonucu, mevsimselgenel anlamda her iki dokuda da hasar düzeyi en yüksek bölge, % 3,345±0,521 kuyruk yoğunluğu (%T-DNA), 1,548±0,069 µm kuyruk momenti ve 6,892±0,234 kuyruk göçü ile Samandağ istasyonunda tespit edilmiştir. İlkbahar mevsimi karaciğer CAT düzeyleri tüm istasyonlarda istatistiki olarak farklı iken, kas dokularında farklılık gözlenmemiştir. Karabalık Karaciğer ve kas dokularında genel olarak SOD aktivitesinin en yüksek gözlendiği istasyon Demirköprü ve en düşük Karasu istasyonu olmuştur. MDA düzeyi Samandağ istasyonunda en yüksek, Karasu istasyonunda ise en düşük olduğu belirlenmiştir. Pearson Korelasyon analizi sonucunda, fiziko-kimyasal parametreler ile DNA hasarı arasında anlamlı bir ilişki gözlenmezken, ağır metallerden suda tespit edilen Cd, Cr, Ni, Pb, Co ve Cu ile pozitif güçlü bir korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Asi Nehrinde biyoindikatör Karabalıkta komet analizinin alıcı ortamlardaki genotoksik kirleticilerin taranmasında kullanışlı bir izleyici olabileceği söylenebilir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mehmet Lütfi Yola (Yürütücü); Necip Atar (Araştırmacı); Levent Gürel (Araştırmacı); Özge Aydoğan (Bursiyer); Kadriye Keçebaş (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Önerilen projede, yüzeyi moleküler baskılı polimerik (MIP) film ile kaplı, karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül temelli bir elektrokimyasal sensör gelistirilerek nehir sularından klorprifos tayininde kullanılması hedeflenmektedir. Klorprifos pestisitler grubundan kristal seklinde organofosfat türü bir böcek ilacıdır. Organofosfat pestisitlerinin tayini için gaz kromatografisi (GC), sıvı kromatografi-kütle spektroskopisi (LC-MS) ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) gibi geleneksel analitik yöntemler gelistirilmistir. Ancak, bu yöntemlerde kullanılan cihazlar pahalı olmasının yanında ayrıntılı numune hazırlanmasını içeren ve uzman bir personel tarafından uygulanması gereken tekniklerdir. Böylece bu tür pestisitlerin analizi için daha hassas, hızlı ve düsük maliyetli yöntemlerin gelistirilmesine ihtiyaç vardır. Özellikle nanokompozit temelli elektroanalitik teknikler, seçici, hassas ve kararlı sinyallerin elde edilmesi için son yıllarda sıklıkla kullanılmaktadır. Bu sensörün gelistirilmesinde öncelikli olarak, grafitik karbon nitrit (g-C3N4) termal polimerizasyon yoluyla sentezlenmistir. Daha sonra, poliokzometalat (H3PW12O40, POM) ile fonksiyonlastırılmıs karbon nitrit nanotüp hibriti hidrotermal teknigi ile hazırlanmıstır. Poliokzometalat ile fonksiyonlastırılmıs karbon nitrit nanotüp sulu süspansiyonları hazırlandıktan sonra, daha önceden hazırlanmıs kloroaurik asit (HAuCl4) çözeltilerine belli oranda eklenerek UV ısıgı altında yaklasık 40 dakika karıstırma islemi gerçeklestirilmistir. Daha sonra hazırlanan karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül temelli malzemeler (AuNPs/POM/C3N4 NT) temizlenmis camsı karbon elektrot yüzeylerine damlatılarak modifiye elektrotlar hazırlanmıstır (AuNPs/POM/C3N4 NT/GCE). Klorprifos baskılanmıs elektrotlar, klorprifos (hedef molekül) içeren pirol (monomer) çözeltileri varlıgında dönüsümlü voltametri teknigi kullanılarak hazırlanmıstır. Aynı islem hedef molekülü kullanılmadan da gerçeklestirilerek, klorprifos baskılanmamıs polimerler (NIP) karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül yüzeyine kaplanmıstır. Modifiye elektrotlar kullanılarak gelistirilen yöntem için optimizasyon çalısmaları gerçeklestirildikten sonra moleküler baskılanmıs elektrokimyasal sensörüne dayalı yöntemin, validasyon çalısmaları yapılmıstır. Daha sonra da, validasyonu yapılan yöntem, nehir sularından klorprifos?un hassas tayin edilmesinde uygulanmıstır.

Advanced search in
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
13 Research products, page 1 of 2
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Abdulla Sakallı (Yürütücü); Murat Tiryakioğlu (Araştırmacı); Mehmet Ali Devrim (Bursiyer); Umut Bulut (Bursiyer); Enes Birinci (Bursiyer);
    Publisher: İskenderun Teknik Üniversitesi
    Country: Turkey

    Sanayi devrimi ile birlikte, atmosferdeki sera gazı salınımındaki hızlı artıs, dünya yüzey sıcaklıgının günümüz itibariyle artan bir trend göstermesine sebep olmustur. Dünyadaki ortalama sıcaklık artısı günümüzde 2ºC?ye yaklasmıs ve bu artıs hala devam etmektedir. Birincil üreticilerin atmosferden karbondioksit tutması ve biyokütle olusturma süreçleri, çogunlukla bitkilerin fenolojik evrelerine baglıdır ve bu evreler birçok bitki türünde direkt olarak iklimsel parametrelerden etkilenmektedir. Bitkilerin büyüme sezonunun baslaması ve bitisi, ürün verme periyodu, ekim süresi, bas kısmın olusması vb. çogunlukla karasal biyosferdeki arazi yüzey sıcaklıgı, yagıs miktarı, ısıklanma periyodu uzunlugu gibi iklimsel parametrelerden etkilenmektedir. Iklimsel degisiklige baglı olarak, fenolojik evrelerdeki degisiklikler bitkilerin atmosferik karbonu baglama miktarını ve baglama süresinin uzunlugunu degistirerek, bitkilerin verimliligini ve verim kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu proje kapsamında, ana hedeflerden birisi Avrupa?nın tamamını kapsayan ayrıca Rusya ve Türkiye?nin de içinde bulundugu bir çalısma sahasında yüksek çözünürlüklü iklim verilerinin Community Land Model (Kommunal Ekosistem Modeli (CLM))?ine entegre edilerek, iklim degisikliginin bitkilerdeki öncelikle fenolojik evreler üzerinde etkileri ve bu etkilerin bitkilerin karbon tutma kapasitesinin yanında verimliliklerine olan tesirleri arastırılacaktır. Bunun yanında Dünya Iklim Arastırma Programı (World Climate Research Program (WCRP)) tarafından belirlenen iklim indisleri kullanılarak, çalısılacak alandaki özellikle yaprak döken agaçların olusturdukları vejetasyonlar ve tahıl grubunu olusturan (Bugday, Arpa ve Mısır) bitkilerin fenolojik evrelerini etkileyen biyo-iklimsel faktörler tespit edilecektir. Iklim degisikligine baglı olarak tahıl grubu bitkilerinin fenolojik evrelerinde meydana gelen degisiklikler tahıl bitkilerinin hasat zamanını, hasat kalitesini ve hasat miktarını etkilemektedir. Meydana gelen bu etkilerin ortaya konulması proje kapsamındaki hedeflerimiz arasındadır. Tahıl mahsulleri dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan gıda maddelerinin basında gelmektedir. Bu çalısmada ek olarak tahıl bitkilerinin ekim süreleri, produktif dönem uzunlugu, büyüme sezonlarının baslangıç ve bitis zamanları ile iklim degisikligi ve iklimdeki ekstrem durumların fenolojik evreler üzerindeki baskısı gerek modelleme gerekse saha çalısmalarında incelenecektir. Her iki bitki çesidinin (yaprak döken agaçlar ve tahıl) fenolojik evrelerinin belirlenmesinden sonra, bu evrelerin biyoiklim dönemlerini tanımlayacak algoritmalar (fonksiyonlar) gelistirilecektir. Belirlenen biyoiklim algoritmaları ile CLM modelindeki fenolojik evrelere baglı prosesler (fotosentez, karbon depolama, karbon paylasımı, ürün kalitesi ve miktarı vd.) yeni gelistirilecek biyoiklim formülizasyonları sayesinde, iklim degisikliginin etkileri göz önünde bulundurularak hesaplanmaları saglanacaktır. Genel olarak hipotezimiz degisen iklim kosulları kırılgan (bozulmaya elverisli) bölgelerde yetisen tahıl mahsullerinin ekim süresinin, büyüme sezonunun baslama ve bitis zamanını etkileyecek ayrıca bas kısımlarının olusma periyodunun dengesinin bozulmasına sebep olacaktır. Bunun sonucunda tahıl ürünlerinin kalitesi ve verimliligi direk olarak etkilenecektir. Özellikle yaprak döken vejetasyonlara sahip alanlarda iklim degisikligine baglı olarak bitkilerin büyüme zamanlarındaki degisimler atmosferden karbondioksit alımı süresinin uzunlugunu ve miktarını degistirecektir.

  • Other research product . Other ORP type . 2019
    Open Access Turkish
    Authors: 
    İskenderun Teknik Üniversitesi Senatosu;
    Country: Turkey

    İSTE Kurumsal Akademik Arşivi Yönergesi

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: Kütüphane İSTE - BKM
    Country: Turkey

    Kütüphane İSTE – BKM Bilgi Kaynak ve Araçları, kullanıcıların bilimsel araştırma sürecine rehberlik etmesi ve tek merkezden kaynakları görüntülemesi amacıyla hazırlanmıştır.

  • Other research product . Other ORP type . 2019
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: ANKOSLink2019
    Country: Turkey

    2018 yılı küresel ekonomideki konjonktürel dalgalanmalar, Türkiye’de kütüphane bütçelerini doğrudan etkilemiştir. Döviz kurlarında yaşanan sarsıcı ve öngörülemeyen yükseliş, bütün kütüphane türlerini etkilese de bu süreçte üniversite kütüphanelerinin diğer kütüphane türlerine göre daha çok etkilendiği bilinen bir gerçekliktir. Üniversite kütüphaneleri, konjonktürel dalgalanmalara bağlı olarak, 2018 yılında abone oldukları veri tabanları ödemelerinde bir hayli zorlanmış, bu durum kaçınılmaz olarak kütüphanelerin önümüzdeki yıllar için birtakım aksiyonlar almasını zorunlu kılmıştır. Tahmin edileceği üzere alınacak aksiyonlardan biri de abone kaynaklarda daralmaya/küçülmeye gitmek olacaktır. Bir yandan veri tabanı aboneliklerinin mutlak sürdürülmesini talep edecek kullanıcı kitlesi öte yandan reel bütçe olanakları, akademik camia açısından kaçınılmaz öncelik çatışmasını beraberinde getirmekte ve kütüphane(ci)leri epeyce bir zorlamaktadır. “Döviz kurlarında öngörülemeyen yükselişin, Türkiye’de üniversite kütüphanelerinin hizmet trafiğine etkisi” başlı başına bir araştırma ve tartışma konusu olsa da kullanıcı gereksinimleri doğrultusunda sürüdürülebilir hizmet geliştirmeyi amaçlayan üniversite kütüphaneleri, kuşkusuz ki döviz kurlarına bağlı olarak daraltılmış reel bütçe olanaklarını göz önünde bulundurmak durumundadır. ANKOSLink2019: Dijital Küreselleşme ve Sürüdürülebilir Kütüphaneler konferansında sunulan poster çalışmasıdır.

  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm;
    Publisher: Kütüphane İSTE - BKM
    Country: Turkey

    10 Adımda Tez Hazırlama Kılavuzu, İçerik kompozisyonu kütüphane danışma hizmetleri doğrultusunda, lisansüstü öğrencilerin tez hazırlama sürecine rehberlik etmesi amacıyla hazırlanmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Ali Günen (Yürütücü); Erdoğan Kanca (Araştırmacı); Bülent Kurt (Danışman); Ergül Yaşar (Danışman);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Son yirmi yılda sondaj kesici takımların tungsten karbür gibi ileri mühendislik malzemelerden üretilmesiyle takım performanslarında bir artış elde edilmiş olsa da maliyet artışının önüne geçilememiştir. Bu projede tungtesten karbid uçlu takımlara göre çok daha ucuz olan ve bölgemizde (Çukurova ve Amik ovası) genellikle su sondajları uygulamalarında yaygın bir şekilde kullanılan çelik uçlu sondaj takımlarının nano boyutlu bor tozu ile kısa sürede kaplanması sonucunda aşınmanın azaltılarak takım ömürlerinin arttırılabilirliği incelenmiştir. Projede çelik dişli sondaj takımları temokimyasal bir yöntem ile 1000 °C’ de 30 dk, 45 dk ve 60 dk sürelerde, geleneksel borlama yöntemlerine göre daha kısa sürede, Nano bor tozu ile kaplanmıştır. Borlanan numuneler, optik mikroskobu, SEM, X-ışını, mikrosertlik, adhezyon testi ve mikro abrasyon aşınma testlerine tabi tutulmuş, sodaj matkaplarına uygulanan mevcut kaplamalarla ve herhangi bir işlem uygulanmayan numune ile kıyaslanmıştır. Borlama işlemi sonucunda, borlama süresinin artışına bağlı olarak kaplama tabakasının kalınlığı 32-202 μm, sertlik değerleri ise 1386-2333 HV olarak ölçülmüştür. Borlama işlemi yüzey sertliğini yaklaşık 4-6 kat arttırmıştır. Aşınma deneyleri sonucunda borlanan tüm numunelerin aşınma dirençleri borlanmayana numuneye göre arttığı tespit edilmiştir. Borlama süresi artışına paralel olarak aşınma direncinin arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca elde edilen kaplamaların mevcut endüstride kullanılan kaplamalardan daha üstün performans gösterdiği belirlenmiş ve yöntem ile ilgili patent başvurusu yapılmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yurtseven, Müslüm; Şentürk, Kazım; Vural, Şefik;
    Publisher: Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi
    Country: Turkey

    Amaç: COVID 19 pandemisi toplumsal yaşamı oluşturan sosyal, siyasal, ekonomik, teknolojik ve kültürel ögeleri etkisi altına almış ve yeni bir toplumsal yaşamın kapısını aralamıştır Bilim insanlarının, COVID 19 süreciyle özdeşleşen “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” söylemi de yeni toplumsal yaşamı doğrular niteliktedir İş yaşamı başta olmak üzere sağlık, eğitim, ekonomi, tarım gibi yelpazesi geniş bir değişim ağını örgütleyen COVID 19 pandemisi bu alanlara yönelik yeni politikaların belirlenmesi ve hizmet trafiğinin yeniden biçimlenmesini zorunlu kılmıştır Teknolojinin başat faktör olduğu bu değişim sürecinde her sektörde olduğu gibi kütüphaneler de birtakım aksiyonlar alarak COVID 19 süreci ve sonrasını planlamaktadır Öncelikle kullanıcı hizmetleri orijininde yapılan planlamalarda, COVID 19 sonrasında kütüphanecilikte yeni yaklaşımlar tartışılmalıdır. Bu noktada, kullanıcı hizmetlerinin psikolojik boyutu yeni bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Pandemi nedeniyle yüz yüze gerçekleştirilemeyen psikolojik danışmanlık hizmetinde olduğu gibi kütüphane kullanıcılarının gereksinimleri de internetin sağladığı olanaklarla çevrimiçi olarak karşılanmaktadır Ancak, kullanıcıların demografik ve yapısal özelliklerinin birbirinden ayırımlı olduğu düşünüldüğünde kullanıcılara verilen hizmetlerin toptancı bir yaklaşımla sürdürüldüğü gözlenmektedir. Bu bağlamda, kütüphaneler gerek COVID 19 sürecinde gerekse sonrasında psikologlarla işbirliğine giderek kullanıcı hizmetlerine yönelik birtakım psikolojik ölçekler geliştirmelidir. Yöntem: Belgesel kaynak analizi, Gözlem Bulgular: Psikolojik ölçeklerden elde edilecek bilimsel verilerin, kullanıcı hizmet trafiğinde kütüphanelere yol gösterici olacağı, bu çalışmanın da kütüphaneciliğin geleceği açısından yeni bir ekonomi yaratacağı düşünülmektedir. Tartışma: Kütüphane kullanıcılarının demografik ve yapısal özelliklerindeki ayırımlar, yaşam boyu öğrenme ve bilgi edinim süreçlerine doğrudan etki etmektedir. Bu etki faktörünü ölçümlemek, kütüphanelerde kullanıcı hizmetlerini toptancı yaklaşımlardan kurtarmak ve kanıta dayalı kullanıcı haritaları oluşturmak psikolojik ölçeklerle olanaklı olacaktır Kütüphane kullanıcılarının psikolojik verileri bilgi hizmetlerinin gelecekteki vizyonunu belirleyecektir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mehmet Arda Tonay (Yürütücü); Ayhan Dede (Araştırmacı); Ayaka Amaha Öztürk ( Araştırmacı); Erdem Danyer ( Araştırmacı); Işıl Aytemiz Danyer ( Araştırmacı); Bayram Öztürk (Danışman); İbrahim Raşit Bilgin (Danışman); Begüm Uzun (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Türkiye denizlerinde en sık gözlenen Cetacea takımına ait 3 yunus türü; afalina (Tursiops truncatus), tırtak (Delphinus delphis) ve mutur (Phocoena phocoena)?dur. Afalina ve tırtak türleri tüm denizlerimizde, mutur ise çogunlukla Karadeniz?de, Türk Bogazlar Sistemi (TBS)?nde ve ender olarak Ege Denizi?nde dagılım göstermektedir. Projenin saha çalısmalarında, karaya vuran yunuslar için Batı Karadeniz?de kumsallar aylık olarak taranmıs, Güney Marmara ve ilk defa Kuzey Ege (Saroz Körfezi)?de karaya vuran deniz memelileri hakkında mevsimsel periyodik izleme çalısması yapılmıstır. Saha çalısmaları ve ihbarlar ile toplanan örneklerden ve son 15 yılda Türkiye kıyılarında örneklenmis yunus dokularından DNA örnegi izole edilerek, 3 tür için mitokondriyal DNA (mtDNA) ve mutur için çekirdek DNA?sı (ddRAD Dizileme) belirteçleri kullanılarak türlerin genetik yapıları incelenmistir. Toplam 186 adet mtDNA dizisi (Afalina: 74, Tırtak: 38, Mutur: 74) ve 55 adet mutur bireyinin RAD veri seti elde edilmistir. Elde edilen verilerle Türkiye?deki popülasyonlar kendi içerisinde ve diger dünya denizlerindeki popülasyonlar ile karsılastırılmıstır. Ayrıca, mtDNA analizleri sonuçlarına bakılarak Marmara Denizi?nde izole bir popülasyonu oldugu tahmin edilen mutur örneklerinin çekirdek DNA analizleri yapılmıs ve mtDNA sonuçları yeni nesil bir dizileme yöntemi olan ddRAD dizileme sonuçları ile karsılastırmalı olarak degerlendirilmistir. ddRAD dizileme yöntemi, Türkiye?de TBS ve Ege Denizi?nde yasayan bir canlı türünün genetik yapısının belirlenmesinde ilk defa kullanılmıstır. Proje sonuçlarına göre, Afalina için 10 tanesi yeni olmak üzere 15, Tırtak için 9 tanesi yeni olmak üzere 14, mutur için ise 2 tanesi yeni olmak üzere 10 farklı mtDNA haplotipi varlıgı ortaya çıkarılmıstır. Üç tür için haplotip ve nükleotid çesitliligi hesaplanmıstır. Ulusal ve uluslararası anlasmalar ile koruma altında olan üç Cetacea türünün koruma stratejileri için öneriler getirilmistir. Karadeniz?deki afalinalar ile diger popülasyonlar arasında genetik fark bulundugundan ve Karadeniz?de haplotip çesitliligi düsük oldugundan bu bölgedeki popülasyonun çevresel kosullara, hastalık vb. gibi etkenlere daha duyarlı oldukları söylenebilir. Bu nedenlerden dolayı Karadeniz?deki afalinalar için ayrı ve hassas bir koruma stratejisi belirlenmelidir. Afalina ile aynı familyadan olan tırtaklar için, Karadeniz?deki, TBS?deki ve Dogu Akdeniz'deki haplotip ve nükleotid çesitlilik degerlerinin Atlantik popülasyonu ile karsılastırıldıgında daha düsük bulunması da Atlantik popülasyonlarının Akdeniz'e ve Karadeniz'e yayıldıgını fikrini desteklemektedir. Mevcut bilgiler ısıgında ise türün koruma stratejine yardımcı olması açısından, uzun mesafe kat edebilen bir açık deniz yunus türü olan tırtakların göç yolları, özellikle Karadeniz ile Akdeniz arasında bir koridor ve beslenme alanı olan, TBS sisteminin korunması önem arz etmektedir. Tür koruma stratejisi açısından, muturların ise tesadüfi aga yakalanmasına karsı önlemlerin alınmasının bir an önce baslatılması ve/veya TBS?de dip uzatma agları ile yapılan balıkçılıgın sınırlandırılması önerilmektedir. Ayrıca bu türler için daha yaygın ve daha fazla örnekle genetik çalısmaların devam ettirilmesi gerekmektedir. Genetik çesitliligin korunması türlerin degisen çevre kosullarına uyum saglama noktasında, uyarlanımsal potansiyelin korunması konusunda da önemlidir. Bu çesitliligin ortaya konması da ancak bu çalısma gibi daha fazla çalısmanın desteklenmesi ile elde edilebilecektir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Funda Turan (Yürütücü); Meltem Eken (Araştırmacı); Gül Özyılmaz (Araştırmacı); Serpil Karan (Bursiyer); Haluk Uluca (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Bu çalışma ile, Asi Havzası?nın ana kolu olan Asi Nehri?nde, biyogösterge tür karabalık Clarias gariepinus?de solungaç ve karaciğer dokusunda Komet Analizi ile olası DNA hasar düzeyinin tespit edilmesi ve türde ve suda ağır metal gibi toksik kimyasalların seviyelerinin ölçülerek, kirletici seviyeleri ile DNA hasarı arasındaki ilişkinin anlaşılması, bununla birlikte biyogösterge türde oluşan oksitatif strese bağlı gelişen fizyolojik cevap ve DNA hasarı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmada; Asi Nehri?nin Demirköprü, Samandağ ve referans noktası Karasu Çayı?nda, bir yıl süreyle mevsimsel su ve balık örneklemeleri yapılmıştır. Karabalıkların solungaç ve karaciğer dokularında COMET analizi ile DNA hasarı, karaciğer ve kas dokularında ağır metal ölçümleri ile süperoksit dismutaz (SOD), Katalaz (CAT) ile protein, malondialdehit (MDA) düzeyleri ve son olarak su örneklerinde ağır metal ölçümleri yapılmıştır. Karabalık?ın incelenen dokularındaki ağır metal derişimlerinin metale, dokuya ve suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlı olarak değişim gösterdiği saptanmıştır. Karabalık?ın başlıca tüketilebilir kısmını oluşturan kas dokusundaki Cd ve Pb derişiminin belirlenen tüm istasyonlarda, ulusal ve uluslararası kabul edilebilir aralığın üstünde olduğu belirlenmiştir. COMET analizi sonucu, mevsimselgenel anlamda her iki dokuda da hasar düzeyi en yüksek bölge, % 3,345±0,521 kuyruk yoğunluğu (%T-DNA), 1,548±0,069 µm kuyruk momenti ve 6,892±0,234 kuyruk göçü ile Samandağ istasyonunda tespit edilmiştir. İlkbahar mevsimi karaciğer CAT düzeyleri tüm istasyonlarda istatistiki olarak farklı iken, kas dokularında farklılık gözlenmemiştir. Karabalık Karaciğer ve kas dokularında genel olarak SOD aktivitesinin en yüksek gözlendiği istasyon Demirköprü ve en düşük Karasu istasyonu olmuştur. MDA düzeyi Samandağ istasyonunda en yüksek, Karasu istasyonunda ise en düşük olduğu belirlenmiştir. Pearson Korelasyon analizi sonucunda, fiziko-kimyasal parametreler ile DNA hasarı arasında anlamlı bir ilişki gözlenmezken, ağır metallerden suda tespit edilen Cd, Cr, Ni, Pb, Co ve Cu ile pozitif güçlü bir korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Asi Nehrinde biyoindikatör Karabalıkta komet analizinin alıcı ortamlardaki genotoksik kirleticilerin taranmasında kullanışlı bir izleyici olabileceği söylenebilir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mehmet Lütfi Yola (Yürütücü); Necip Atar (Araştırmacı); Levent Gürel (Araştırmacı); Özge Aydoğan (Bursiyer); Kadriye Keçebaş (Bursiyer);
    Publisher: TUBİTAK
    Country: Turkey

    Önerilen projede, yüzeyi moleküler baskılı polimerik (MIP) film ile kaplı, karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül temelli bir elektrokimyasal sensör gelistirilerek nehir sularından klorprifos tayininde kullanılması hedeflenmektedir. Klorprifos pestisitler grubundan kristal seklinde organofosfat türü bir böcek ilacıdır. Organofosfat pestisitlerinin tayini için gaz kromatografisi (GC), sıvı kromatografi-kütle spektroskopisi (LC-MS) ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) gibi geleneksel analitik yöntemler gelistirilmistir. Ancak, bu yöntemlerde kullanılan cihazlar pahalı olmasının yanında ayrıntılı numune hazırlanmasını içeren ve uzman bir personel tarafından uygulanması gereken tekniklerdir. Böylece bu tür pestisitlerin analizi için daha hassas, hızlı ve düsük maliyetli yöntemlerin gelistirilmesine ihtiyaç vardır. Özellikle nanokompozit temelli elektroanalitik teknikler, seçici, hassas ve kararlı sinyallerin elde edilmesi için son yıllarda sıklıkla kullanılmaktadır. Bu sensörün gelistirilmesinde öncelikli olarak, grafitik karbon nitrit (g-C3N4) termal polimerizasyon yoluyla sentezlenmistir. Daha sonra, poliokzometalat (H3PW12O40, POM) ile fonksiyonlastırılmıs karbon nitrit nanotüp hibriti hidrotermal teknigi ile hazırlanmıstır. Poliokzometalat ile fonksiyonlastırılmıs karbon nitrit nanotüp sulu süspansiyonları hazırlandıktan sonra, daha önceden hazırlanmıs kloroaurik asit (HAuCl4) çözeltilerine belli oranda eklenerek UV ısıgı altında yaklasık 40 dakika karıstırma islemi gerçeklestirilmistir. Daha sonra hazırlanan karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül temelli malzemeler (AuNPs/POM/C3N4 NT) temizlenmis camsı karbon elektrot yüzeylerine damlatılarak modifiye elektrotlar hazırlanmıstır (AuNPs/POM/C3N4 NT/GCE). Klorprifos baskılanmıs elektrotlar, klorprifos (hedef molekül) içeren pirol (monomer) çözeltileri varlıgında dönüsümlü voltametri teknigi kullanılarak hazırlanmıstır. Aynı islem hedef molekülü kullanılmadan da gerçeklestirilerek, klorprifos baskılanmamıs polimerler (NIP) karbon nitrit nanotüp/polioksometalat hibriti ile fonksiyonlastırılmıs altın nanopartikül yüzeyine kaplanmıstır. Modifiye elektrotlar kullanılarak gelistirilen yöntem için optimizasyon çalısmaları gerçeklestirildikten sonra moleküler baskılanmıs elektrokimyasal sensörüne dayalı yöntemin, validasyon çalısmaları yapılmıstır. Daha sonra da, validasyonu yapılan yöntem, nehir sularından klorprifos?un hassas tayin edilmesinde uygulanmıstır.

Send a message
How can we help?
We usually respond in a few hours.