Advanced search in
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
15 Research products, page 1 of 2

  • Research data
  • Other research products
  • 2018-2022
  • Open Access
  • Kütahya Dumlupınar University Institutional Repository

10
arrow_drop_down
Date (most recent)
arrow_drop_down
  • Other research product . Other ORP type . 2021
    Open Access Turkish
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    Enstitümüz bünyesinde çıkartılan Seyir Defteri dergimizin bu sayısının temasını “Sonbahar” olarak belirledik. Seyir Defterimizde sonbaharın renklerine, hüznüne, huzuruna ve bereketine yer verdik. İkindi vakti ve ihtiyarlığı da çağrıştıran sonbahar mevsimi ile değişen doğa, insanlar, duygular ve hayaller dergimizin bu sayısında birbirinden değerli yazarlarımızın kalemlerinden sayfalara taşındı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kâzım UYSAL’a, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Orhan KOÇ'a, Prof. Dr. Âdem DÖLEK'e, Prof. Dr. Muharrem DAYANÇ'a, Prof. Dr. Orhan ELMACI'ya, Doç. Dr. Cengiz BUYAR'a, Doç. Dr. Güllü KARANFİL'e, Doç. Dr. Ranetta GAFAROVA'ya, Doç. Dr. Serap YALÇIN AZARKAN'a, Dr. Öğr. Üyesi Esra IŞIK'a, Dr. Selçuk ESKİÇUBUK'a, Dr. Nevzat ASLAN'a, Abdullah HARMANCI'ya, Ahmet Faruk HARMANDAROĞLU'ya, Alawi AL-HAMATİ ve Madyan ALKOMİ'ye, Ali AY'a, Aray ÇETİN'e, Bakıtbek DCUNUSALİEV'e, Hakan YAŞA'ya, Melis DOĞRAMACI'ya, Mustafa İNAN'a, Necmiddin TÜRKMEN'e, Osman Gökhan SOYAK'a Sadık YALSIZUÇANLAR'a, Senai DEMİRCİ'ye, Tarhan SALTIK'a, Tarık ÇELİK'e, Yipaerguli AİHEMAİ'ye, Yusuf TALHA'ya, teşekkür ediyor, Seyir Defteri’nin bir sonraki sayısında buluşmak üzere keyifli okumalar diliyoruz.

  • Other research product . Other ORP type . 2020
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Aytun, Uğur; Özgüzel, Cem;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    COVID-19 salgınının yaratacağı ekonomik tahribat ve politika yapıcılar tarafından ortaya atılan teşvik paketleri üzerine medyada oldukça yoğun bir tartışma söz konusu. Bir süredir gönüllü olarak evde kalma yoluyla çalışmalar sürüyor. Sosyal mesafelendirmenin salgının yayılmasının önlenmesi için en etkili yöntem olduğu göz önüne alındığında diğer birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de bu tedbirler sıkılaştırılarak sokağa çıkma yasağına gerek görülebilir. Temel gıda ve sağlık ihtiyaçlarını sağlayanlar dışında insanların evlerine kapanması durumunda, iktisadi işlerin de sekteye uğrayacağı aşikâr. Böyle bir durumda işlerin ne kadarı evden yürütülebilir? Biz bu yazıda virüsün yayılmasından sonra alınan sosyal mesafe tedbirleri (veya daha sıkı tedbirler) bağlamında Türkiye’de hangi mesleklerin evde yapılmaya müsait olduğunu, bunların bölgesel ve endüstriyel bazda nasıl farklılıklar gösterdiklerini ve ücretlerden aldıkları payları belirlemeye çalıştık. Bu çalışma mevcut şartların, meslek grupları, sektörler ve de bölgeler üstündeki olası etkileri hakkında bir fikir edinmeyi hedefledik.

  • Other research product . Other ORP type . 2020
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Aytun, Uğur; Özgüzel, Cem;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    COVID-19 salgınının işgücü piyasasının genelini aynı şiddetle etkilemeyeceği, belirli kesimleri daha çok etkileyeceği konusunda yoğun bir tartışma -hatta bir konsensüs- söz konusu. Örneğin İngiltere ve ABD için yapılan bazı çalışmalar, özellikle düşük gelirli ve kısa dönemli iş kontratlarına sahip gençlerin daha çok etkileneceğini belirtiyor.[1] Yine başka bir çalışma da İngiltere’de küçük işletmelerde çalışan erkeklerin yaklaşık yüzde 8 civarında bir ücret kaybı yaşayacağını öngörüyor.[2] Türkiye’de ise genç işsizliğin yüzde 40’lara varacağı[3], halıhazırdaki gelir desteklerinin savunması düşük kesimleri korumaya yetmeyeceğini tahmin eden çalışmalar mevcut.[4] 12 Nisan 2020’de Sarkaç’ta yayınlanan önceki yazımızda[5] Türkiye’de mesleklerin ne kadarının evden yapılabildiğini, bu mesleklerin sektörel, bölgesel ve ana meslek kolları bazında incelemiş, eğitim düzeyi ile evden çalışabilme ilişkisine de kısaca değinmiştik. Bu yazıda ise eğitim boyutunu daha detaylı bir şekilde ele aldıktan sonra, evden çalışmanın gelir eşitsizlikleri ve kayıt dışı istihdam ile olan ilişkisini TÜİK’in 2018 yılına ait Hanehalkı İşgücü Araştırması Anketine dayalı olarak inceleyip yorumlamaya çalışacağız.

  • Other research product . Other ORP type . 2020
    Open Access Turkish
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    "Seyir Defteri", Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde hazırlanan ve 4 aylık periyodlarla senede 3 kez basılı olarak yayınlanacak olan güncel bir dergidir. Her sayıda farklı temalardan hareketle farklı yazarları konuk edecek olan "Seyir Defteri"nin birinci sayısının teması “Başlangıçlar” olarak belirlendi. Bilim, sanat, edebiyat, tarih, spor ve teknolojiyle ilgili ilklere değinen Seyir Defteri'nde; "İlk Yolculuğumuz Başlangıçlara Dair", "Lisansüstü Eğitim Enstitüsü", "Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tarihi", "Rektörümüz Prof. Dr. Kâzım UYSAL ile Söyleşi", "İlk Emir: Oku", "Türk Edebiyatında Romanların Başlangıcını Oluşturan Önsözler", "Türkiye'de Akademisyenliğe Başlangıç: Ahm Ershad UDDİN ile Röportaj", "Dünden Bugüne Yeni Başlangıçlar", "Darülfunundan Üniversiteye, Başlangıçtan Bugüne İnsanoğlunun Değişmeyen Vazifesi", "Başlangıç • İnception Filmine Dair", "Türk Demokrasisinin Kalesi TBMM'nin Kuruluşu", "Germiyanoğullarından Osmanlı Devletinin Başlangıcına", "Türk Müzeciliğinin Başlangıcı", "Dünyanın İlk Ticaret Borsası: Aizonai Macellum'u", "Siyasi Bir Güç Olarak Başlangıç Meridyeni", "Modern Yaz Olimpiyatlarında İlk Türkler", "Türkiye'de Öğrenciliğe Başlangıç: Naim EYYUBİ ile Röportaj", "Guinnes Rekorlar Kitabı’nın Doğuşu ve Kitaptaki Türkiye Rekorları", "Başlangıcın İşareti Yol ve Yolculuk", "Fecir Vakti Önemli Başlangıçlar ve Sabah Namazı", "İnsan Hayatında Yeni Bir Başlangıç: Memuriyet Hayatı", "Tarihte İlkler Başlangıçlar", "Enstitü Dergileri", "Kitap Tanıtım", "Üniversitemizden Haberler", başlıkları altında özgün konuları siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nün popüler yayın organıdır. • SAYI: 1

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yaban, Fatma Nur;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    Araştırmacılarımız için literatür taraması yaparken faydalanabileceği kütüphanemizin kaynakları ve diğer araştırma platformlarına erişim ile ilgili bilgilerin bulunduğu şablondur.

  • Other research product . Other ORP type . 2020
    Open Access Turkish
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
    Country: Turkey

    Enstitümüz bünyesinde çıkartılan Seyir Defteri dergimizin “Gençlik” konulu sayısı yayınlandı. Bu sayıda teknolojiden, sanata; tarihten, edebiyata; spordan, bilime; gençlikle ilgili birçok farklı konuya yer verildi. Dergimizin yeni sayısında yazıları yer alan; Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem KASAPOĞLU’na, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kâzım UYSAL’a, TÜGVA Genel Başkanı Enes EMİNOĞLU’na, Kütahya Gençlik Spor İl Müdürü Feyzullah GAYRET’e, Kütahya Gençlik Merkezi Müdürü Ercan ŞİRİN’e, Prof. Dr. Şahmurat ARIK’a, Prof. Dr. Kaan ERARSLAN’a, Prof. Dr. Metin BÜLBÜL’e, Prof. Dr. Mehmet ACET’e, Prof. Dr. Baykal BİÇER’e, Prof. Dr. Semra DURMUŞ ACER’e, Prof. Dr. Ali ÇELİK’e, Doç. Dr. Şahin İDİN’e, Doç. Dr. Arif KOLAY’a, Doç. Dr. Erkan ARI’ya, Dr. Öğr. Üyesi Esra IŞIK’a Dr. Öğr. Üyesi Münire BAYSAN’a Dr. Öğr. Üyesi Dilşah KALAY’a, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet USLU’ya, Dr. Öğr. Üyesi Emine ÖZTÜRK’e, Dr. Öğr. Üyesi Işılay GÖKTÜRK’e, Öğr. Gör. Muhammet Süheyb SÜLEYMAN’a, Öğr. Grv. Nagihan OKTAY’a, Arş. Gör. Beyza İNCEÇAM’a, Arş. Gör. Sait ALTUN’a, Arş. Gör. Ebru KOÇAK’a, Fikret KARAKOÇ’a, Hamiyet CİNGÖZ CANGÜR’e, Savaş YILDIRIM’a, Alper DEMİRAY’a, teşekkür ediyor, Seyir Defteri’nin bir sonraki sayısında buluşmak üzere keyifli okumalar diliyoruz. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nün popüler yayın organıdır. • SAYI: 2

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Arabacı, Hacı Murat;
    Country: Turkey
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Çetin, Hafize Selma;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi / Tıp Fakültesi
    Country: Turkey

    Poor appetite is a common problem in childhood and it is also common for pediatricians to apply. It is essential to monitor the growth and development of the child by giving nutrition and behavior advice to the parents in a poor appetite without organic disease. In this study, it was aimed to show that the nutritional advices given to the family helped the child to improve his appetite and it was aimed to provide the healthy nutrition of the children and to eliminate the anxieties of families. Ninty six children between 2-10 years old who has a poor appetite due to non-organic disease admitted pediatrics polyclinic of T.C Ministry of Health DPU Kütahya Evliya Çelebi Training and Research Hospital were enrolled in the study. Children's height, weight, body mass index (BMI) were measured at the arrival of the children and their feeding characteristics were questioned through questionnaires. Children's three-day dietry records were taken from the parents and the height, weight, BMI energy and protein intake were compared with those after two months behavior modification. It was learned that 84,3% of the families can apply the nurition advices and 79% of these families benefit from the advices. A statistically significant increase in height, weight, BMI and calorie values at the end of the study was detected according to the values of the children at the beginning of the study. Protein values were not significantly increased. When evaluated acoording to age groups, it was determined that nutritional advices are applicable and useful especially in children under 8 years of age. It was found that the average caloric value of the children taken at the beginning of the study calculated was lower 25% than the amount required according to the age and that is compatible with the maternal reported appetite. As a result, in the case of loss of appetite due to non-organic disease behavior modification has been found to be beneficial, especially in children under 8 years of age. İştahsızlık çocukluk çağında sık karşılaşılan bir problem olup, bu nedenle çocuk hekimlerine başvuru da sıktır. Organik hastalığa bağlı olmayan iştahsızlıkta ailelere beslenme ve davranış önerileri verilerek çocuğun büyüme ve gelişiminin izlenmesi esastır. Bu araştırmada ailelere verilen beslenme önerilerinin çocuğun iştahsızlığını düzeltmede yarar sağladığının gösterilmesi hedeflenmiş olup, bu sayede çocukların sağlıklı beslenmesinin gerçekleştirilmesi ve de ailelerin iştahsızlık konusundaki kaygılarının giderilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Ağustos - Kasım 2017 tarihleri arasında T.C Sağlık Bakanlığı DPÜ Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk polikliniklerine iştahsızlık şikayeti ile başvuran 2-10 yaş arası organik hastalık tanısı ve bulgusu olmayan 96 çocuk alındı. Çocukların gelişlerinde boy, kilo, vücut kitle indeksi ölçülerek, anket yoluyla beslenme özellikleri sorgulandı. Ailelerden çocukların üç günlük yemek listeleri alınarak çalışma başındaki boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), enerji ve protein alımları iki aylık davranış değişikliği sonrasındaki değerleriyle karşılaştırıldı. Ailelerin %84,3'ünün beslenme kurallarını uygulayabildiği ve bu ailelerden %79'unun kurallardan fayda gördüğü öğrenildi. Çocukların çalışma başındaki değerlerine göre çalışma sonunda alınan boy, kilo, VKİ, kalori değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış tespit edildi. Protein değerlerinde anlamlı artış saptanmadı. Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde özellikle 8 yaş altındaki çocuklarda beslenme kurallarının uygulanabilir ve faydalı olduğu saptandı. Çalışma başında hesaplanan çocukların aldığı kalori değerlerinin almaları gereken miktardan ortalama %25 düşük olduğu ve bunun annenin bildirdiği iştah durumuyla uyumlu olduğu tespit edildi. Sonuç olarak organik hastalığa bağlı olmayan iştahsızlıkta, davranış değişikliği uygulamasının özellikle 8 yaş altındaki çocuklarda faydalı olduğu tespit edildi.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Aslan, Şükran;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi / Tıp Fakültesi
    Country: Turkey

    Çalışmamızda, sepsis tanısı almış prematüre ve term yenidoğanlarla, sağlıklı prematüre ve term yenidoğanlarda hepsidinin serum seviyesinin belirlenmesi, hepsidinin, C reaktif protein ve İnterlökin 6 ile korelasyonunun saptanması amaçlanmıştır. Bu çalışma, T.C. Sağlık Bakanlığı DPÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Şubat 2017- Eylül 2017 tarihleri arasında doğan yenidoğanlarda yapıldı. Çalışmaya 11 sepsis tanılı term, 19 sepsis tanılı prematüre yenidoğan, 11 sağlıklı term ve 19 sağlıklı prematüre yenidoğan dahil edildi. 37. gestasyonel haftadan önce doğan yenidoğanlar prematüre, 38-42. gestasyonel hafta arasında doğan yenidoğanlar term yenidoğan grubunu oluşturdu. Çalışma gruplarına konjenital anomalisi, perinatal asfiksisi, inrtakraniyal kanaması olan ve kan transfüzyonu alan bebekler dahil edilmedi. Çalışmada term yenidoğan grubu ile prematüre yenidoğan gruplarının gestasyon yaşı, doğum ağırlığı, cinsiyet, doğum şekli ve örnekleme günleri gibi demografik verilerinin yanı sıra CRP, IL-6, hepsidin, beyaz küre sayısı, Htc, hemoglobin, trombosit, MCV değerlerine ve kan kültürü sonuçlarına da bakıldı. Elde edilen verilerin analizinde, SPSS 23.0 programı kullanılarak yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyini belirlemek için, %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. Çalışmaya toplam 60 yenidoğan alındı. Hepsidin değerinin term sepsis tanılı yenidoğan grubunda ortalama 926,34±303,00 ng/mL, term sağlıklı yenidoğan grubunda ortalama 401,23±92,07 ng/mL değerinde olduğu görüldü. Hepsidin değerinin prematüre sepsis tanılı yenidoğan grubunda ortalama 1223,22±370,39 ng/mL, prematüre sağlıklı yenidoğan grubunda ortalama 415,12±107,99 ng/mL değerinde olduğu görüldü. Bununla birlikte term sepsis tanılı yenidoğan grubunun hepsidin düzeyi ile beyaz küre sayısı, hemoglobin, Hct, trombosit sayısı, IL-6 ve CRP değerleri arasında istatistiksel olarak kuvvetli ve anlamlı ilişkiler tespit edildi (p<0,05). Prematüre sepsis tanılı yenidoğan grubunun ise hepsidin düzeyi ile doğum ağırlığı, beyaz küre sayısı, Hct, trombosit sayısı, IL-6 ve CRP değerleri arasında istatistiksel olarak kuvvetli ve anlamlı ilişkiler tespit edildi (p<0,05). İnflamasyon sırasında salınımının IL-6 aracılı olduğu bilinen hepsidinin serum seviyesinin IL-6 ve sepsis tanısında sıklıkla kullandığımız CRP ile pozitif korelasyonu saptanmıştır. In our study, it was aimed to determine the serum level of whole blood, prematurity, C reactive protein and Interleukin 6 in healthy premature and term newborns with sepsis-diagnosed premature and term newborns. This study was carried out in the newborns born between February 2017 and September 2017 at the Ministry of Health DPU Evliya Çelebi Training and Research Hospital. The study included 11 newborns with sepsis, 19 premature newborns with sepsis, 11 healthy term newborns and 19 healthy premature newborns. Newborns born before the 37th gestational week are premature, 38-42. the newborns born through the gestational weeks constituted the term newborn group. The study groups did not include congenital anomalies, perinatal asphyxia, infratrable hemorrhagic infants and blood transfusions. Serum CRP, IL-6, heptidine, white blood cell count, Htc, hemoglobin, thrombocyte counts, gestational age, gestational age and gestational age MCV values and blood culture results of term newborn group and premature newborn group were also evaluated. In the analysis of the obtained data, SPSS 23 program was used. To determine the statistical significance level, 95% confidence interval and p <0.05 were considered significant. A total of 60 newborns were taken to study. The mean value of hepcidin was found to be 926.34 ± 303.00 ng/mL in the newborn group with term sepsis and it was found to be 401,23 ± 92,07 ng/mL in the term healthy newborn group. The mean value of hepcidin was found to be 1223,22 ± 370,39 ng/mL in the newborn group with premature sepsis and it was found to be 415,12 ± 107,99 ng/mL in the premature healthy newborn group. In addition, there were statistically significant correlations between hematocrit levels, hemoglobin, Hct, platelets, IL-6 and CRP levels in all newborns with term sepsis (p <0,05). There were statistically significant correlations between hepcidin level and birth weight, white blood cell count, Hct, platelets, IL-6 and CRP in the neonate group with prematurity sepsis (p <0.05).There was a positive correlation between serum levels of hepcidin which is known that its secretion is IL-6 mediated during inflamation and CRP which we frequently use in IL-6 and sepsis diagnosis.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Şentürk, Merve;
    Publisher: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi / Tıp Fakültesi
    Country: Turkey

    Febrile convulsions are the most common type of seizures in children with benign, coexisting with fever, and occur in 2-5% of all children. In the etiopathogenesis of Febrile convulsions, fever, age and genetic predisposition have important roles. It is known that iron deficiency, which is the most frequent nutritional deficiency in pediatric patients, plays an active role in many neurological problems. Although there is insufficient study of the effect of vitamin D deficiency in humans on early brain development, vitamin D has been shown to be a neuroprotective effect on brain cells in vitro. Our study retrospectively examined the iron and vitamin D levels of the patients who applied for the purposeful and febrile convulsions showed the presence of the link between them and the etiopathogenesis of febrile convulsions. The patient group of the study consisted of neurological disorders such as afebrile convulsions, cerebral palsy, mental retardation between 6 months and 5 years, referred to the simple and complicated febrile convulsions diagnoses of the Department of Pediatrics, Evliya Çelebi Training and Research Hospital Children's Health and Diseases Clinic between January 2015 and December 2016 , 78 patients with no blood electrolyte imbalance, no antiepileptic drug and no central nervous system (CNS) infection, and 118 patients with the same age group under the same age group who were followed up for febrile diseases except febrile convulsions . Retrospective clinical, socio-demographic characteristics and laboratory results of patients were recorded from patient files and hospital automation system. Vitamin D levels did not differ in the FK group, while iron deficiency and iron deficiency anemia were observed more frequently in the FK group. Treatment of anemia of iron deficiency anemia especially in children between 6 months and 5 years of age is thought to prevent febrile diseases from being accompanied by seizures due to increase of convulsions risk Febril konvülziyonlar (FK) benign karakterde, ateşle birlikte görülen çocuklardaki en yaygın nöbet tipidir ve tüm çocukların % 2-5'inde görülür. FK etyopatogenezinde ateş, yaş ve genetik eğilimin önemli rolleri vardır. Pediatrik hastalarda en sık rastlanan nutrisyonel eksiklik olan demir (Fe) eksikliğinin bir çok nörolojik problemde etkin rol oynadığı bilinmektedir. İnsanlarda D vitamini eksikliğinin erken beyin gelişimi üzerine olan etkisi konusunda yeterli çalışma olmamakla birlikte, in vitro olarak D vitamininin beyin hücreleri üzerine nöroprotektif etkisi olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızın amacı FK nedeniyle başvuran hastaların demir ve vitamin D düzeylerini retrospektif olarak inceleyip, FK ile aralarındaki bağlantının varlığını, FK etyopatagenezindeki yerlerini göstermektir. Çalışmanın hasta grubunu DPÜ Tıp Fakültesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'ne Ocak 2015 – Aralık 2016 tarihleri arasında basit ve komplike FK tanıları ile başvuran 6 ay - 5 yaş arasındaki afebril konvülziyon, serebral palsi, mental retardasyon gibi nörolojik bozukluğu, kan elektrolit dengesizliği olmayan, antiepileptik ilaç kullanmayan ve santral sinir sistemi (SSS) enfeksiyonu olmayan 78 hasta oluştururken, kontrol grubunu aynı tarihler arasında aynı yaş grubunda FK haricinde ateşli hastalıklar nedeniyle takip edilen 118 hasta oluşturdu. Hastaların retrospektif olarak klinik, sosyo-demografik özellikleri ve labaratuar sonuçları hasta dosyalarından ve hastane otomasyon sisteminden bulunarak kaydedildi. Vitamin D seviyelerinin FK grubunda farklılık göstermediği, diğer taraftan demir eksikliği ve demir eksikliği anemisinin FK grubunda daha sık izlendiği görüldü. Konvülziyon riskini arttırması nedeniyle demir eksikliği anemisinin özellikle 6 ay - 5 yaş arası çocuklarda tedavi edilmesinin, febril hastalıkların nöbetle birlikte seyretmesini engelleyeceği düşünüldü.

Send a message
How can we help?
We usually respond in a few hours.